|
Üyelik tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 2.135
Konular: 298
Ettiği Teşekkür: 148
33 Mesajda 43 Teşekkür Aldı
|
yorumsuz--okuyalım arkadaşlar--
Sayın Başbakan, Birbirinden başarılı iki oğul >babasısınız. Oğlunuz Burak alnının teriyle genç yaşta gemi aldı. Diğer >oğlunuz Bilal, Dünya Bankası’ndaki başarılarıyla stratejik ortağınız >Amerikan başkanı Bush'un bile iltifatlarına mazhar oldu. İkisi de pırlanta >gibi, Allah bağışlasın. Demem o ki, bir evlat nasıl yetişir, bir baba >evladına baktığında nasıl içi titrer, nasıl burnunun direği sızlayarak >sever biliyorsunuz... Ama oğlu ertesi gün askerlik kurası çekecek bir baba >o geceyi nasıl geçirir, Güneydoğu'yu çeken oğlunu otobüse nasıl bindirir, >15 ay boyunca geceyi gündüze nasıl ekler, saat başı haberlerini nasıl içi >içini yiyerek seyreder, telefonda konuştuğunda "Operasyona gidiyoruz, >hakkını helal et baba" diyen oğluna ne cevap verir, bilmiyorsunuz. Çünkü >dediğim gibi oğullarınızdan biri armatör oldu. Güneydoğu'da deniz yok, >Atatürk Barajı da oğlunuzun gemisi için pek küçük kalır, yakışık almaz. >Yani Burak güvende. Allah bağışlasın. E diğer oğlunuz Bilal de dediğim gibi >Dünya bankası'ndaydı. Şimdi ise Dünya Bankası her nedense sözleşmesini >yenilemediği için The Brooking Institution'da. İşi düşünce üretmek olan bu >kuruluş da geçenlerde Diyarbakır'ın belediye başkanı Sayın !!!! Osman >Baydemir'i ağırlamıştı, hatırlatırım. Yani sözün kısası Bilal de >Washington'da, güvende. Allah bağışlasın. O yüzden de "Artık şehit >cenazeleri görmek istemiyoruz" diyen bir vatandaşa gönül rahatlığıyla >"Askerlik yan gelip yatma yeri değildir, canım kardeşim" diyebiliyorsunuz. >Ben de artık şehit cenazeleri görmek istemeyenlerdenim, bu yüzden ben de >sizin "Canım kardeşim" diye hitap edebildiklerinizdenim. Can kardeşliğin >verdiği samimiyet hissiyle, olanca içtenliğimle merak ediyorum. Sayın >Başbakan, 5 ayda verilen 50 şehidin ardından, “Askerlik yan gelip yatma >yeri değildir” dediğiniz için; şehitlere “kelle” dediğiniz için hiç mi >utanmıyorsunuz? Bırakın politikaya devam etmeyi, meydanlarda büyük büyük >laflar etmeyi; hala nasıl sokağa çıkabiliyorsunuz? Artık neredeyse her gün >kalkan cenazelerde o kadar kişi tek bir ağızdan sizi ve bakanlarınızı >yuhalarken ne hissediyorsunuz? Yani mesela, “Yan gelip değil, can verip >yattılar” diye bağırırken binlerce kişi, "Yer yarılsa da içine girsem" >diyebiliyor musunuz? Orada, şehitlerin cenazesinde, Ajan Smith >gözlüklerinizle gizlerken yüzünüzü, neye daha çok üzülüyorsunuz? Şehitlere >mi, düştüğünüz hale mi? İktidarınızın ilk günlerinde terör sıfırken dört >buçuk yılın sonunda gelinen durum nedeniyle hiç mi suçluluk duymuyorsunuz? >Şimdi sürekli "şehitlik üzerinden siyaset yapmayın" diyorsunuz ya >meydanlarda. Peki, o zaman tam seçim arifesinde niye şehit aileleri ile >gazilere TOKİ aracılığıyla kurasız ucuz konut veriyorsunuz? Bu durumda asıl >siz şehitler üzerinden siyaset yapmış olmuyor musunuz? Sayın Başbakan, bir >baba olarak soruyorum size. Aynaya baktığınızda ne görüyorsunuz? Akşam >yastığa başınızı koyduğunuzda uyuyabiliyor musunuz? Kelle deyip >geçtiklerinizin ahından korkmuyor musunuz? O mağrur, çocuk bakışlı erler, >onların babasız evlatları, anaların ağıtları, babaların "Vatan Sağ olsun" >derken titreyen dudakları hiç mi rüyanıza girmiyor? Bir "canım kardeşiniz" >olarak olanca samimiyetimle soruyorum. Bu kadar sevilmemek nasıl bir duygu >Sayın Başbakan? Ha, bu arada. Bir oğlunuz, Bilal, hani stratejik ortağınız >Bush'un iltifatlarına mazhar olan, askere gitmedi. Diğeri, Burak, hani >alnının teriyle gemi alan ise çürük raporu almış. Askerlik yapmayacakmış. >Ne diyeyim. Bilal de, Burak da pırlanta gibi çocuklar. Allah bağışlasın.
|