![]() |
|
|||||||
| Hikayeler Hertürlü hikayeyi bu bölümde bulabilir ve paylaşabilirsiniz |
|
|||
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) | |||||||||
|
Tecrübeli Üye
![]()
Üyelik tarihi: Aug 2008
Mesajlar: 62
Konular: 30
Ettiği Teşekkür: 1
2 Mesajda 2 Teşekkür Aldı
Tecrübe Puanı: 1
Level: 6 [
![]() ![]() ![]() ]Life: 0 / 143 |
Bigün Napolyon düşman askerlerinden kaçarken, bir bakkal dükkânına girmiş. Bakkala hemen kendisini saklamasını emretmiş. Bakkal da Napolyonu müsait bir yere saklayıp, biraz sonra gelen düşmanları da :
'Az evvel biri koşarak şu tarafa kaçtı.' diye savuşturmuş. Nihayet biraz sonra Napolyon'un muhafızları yetişmişler. Bakkal ömründe bir daha karşilaşamayacağı Napolyon'a sormuş: 'Efendim, af buyurun ama merak ettim, ölümle bu denli burun buruna gelmek nasıl bir duygu?' Napolyon birden öfkelenmis. 'Sen kim oluyorsun da benimle böyle dalga geçercesine konuşabiliyorsun?' diye bağırmış. Hemen askerlerine, Adamcağızı kurşuna dizmelerini emretmiş. Askerler bakkalın gözünü bağlayıp, karşısına dizilmişler. Mermiler namlulara sürülmüş, artık 'ateş' emri verilecek... Adamcağız içinden: 'Ah, ne yaptın sen? Şimdi ölüp gideceksin' diye düşünürken,arkadan bir el uzanmış, gözündeki bağı açmış. Karşısında Napolyon, tek cümleyle cevaplamış: 'İşte böyle bir duygu!' 'Yaşayarak öğrenmek, bedeli en yüksek öğrenme biçimidir...' |
|||||||||
|
|
|
| Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş =) |
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|