PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Bugünkü İnciller Aslını Kaybetmiştir


TÜRK
29-09-2008, 22:02
Bugünkü İnciller Aslını Kaybetmiştir

Elinize, bugün milyonlarca hıristiyanın inanıp ona göre amel ettiği bir İncil alarak şöyle bir karıştırınız... Dört tanesi bir arada değil mi?.. Matta, Markos, Luka ve Yuhanna... Haklı olarak soracaksınız: Hz.İsaya, dört tane İncil mi inmişti?...Hayır! Peki nerede, Hz.İsaya inen o tek İncil?...Evet, ne yazık ki, mevcut değil!.. Bu dört İncilin, ilk sahifelerinin başlarını dikkatle okuyunuz...Yanılmadınız; şöyle yazıyor:

İncil:Mattaya Göre/ İncil:Markosa Göre/ İncil: Lukaya Göre/ İncil: Yuhannaya Göre...Şuna göre, buna göre İncil?!.

Nerede Allaha göre olan İncil?..

İncillerin başlarındaki bu garip tabirler bile, onların Allah kelamı olmadıklarının açık itiraflarından başka bir şey değildir. Yuhannaya Göre İncilin şu son ayetine(!) bakınız: 25-İsanın yaptığı başka çok şeyler daha vardır; eğer birer birer yazılmış olsalar, yazılan kitaplar dünyaya bile sığmazdı sanırım.

Düşünün düşünebildiğiniz kadar...Muharref(bozulmuş) İncil, düşünmeyi yasaklamış olsa da, düşünmek zorunda olduğumuzu hissediyoruz. Şu halde düşüneceğiz ve anlamaya çalışacağız:

Açıkça anlaşılıyor ki, mezkur 25. cümle, ne Allahın bir kelamı, ne de Hz.İsanın bir sözüdür. Bunlar, Yuhannanın kelamıdır!.. İnsan sözünün karıştığı bir kitap, nasıl ilahi bir kitap olabilir?. Ayrıca Yuhanna, yazdığı İncilin çok çok eksik olduğunu yukarıdaki sözleriyle (yani, Yuhanna İncilinin 25. ayetiyle) bariz bir biçimde itiraf etmektedir. Eksikliği, içindeki ayetle tescilli bir kitabın ilahi olduğunu tasvip etmek ne surette mümkün olabilmektedir?.

Biraz evvel elinize aldığınız İncili karıştırmaya devam ediniz. Hemen hemen yarısının mektuplardan müteşekkil olduğunu görüyor musunuz?..Pavlusun Romalılara, Korintoslulara(I.veII.), Galatyalılara, Efesoslulara, Filipililere, Koloselilere, Selaniklilere(I.veII.), Timoteosa(I.ve II.), Filimona Mektubu; İbranilere Mektup, Yakubun Mektubu, Petrusun I.ve II. Mektubu, Yuhannanın vahyi...İşte İncilin çeşitli bölümlerinin başlıkları ve işte bugünkü İnciller... Derme-çatma ve uydurma bir derlemeden ibaret dense yanlış mı olur?..

Bütün bunlardan sonra, İncillerin birbiriyle çelişen muhteviyatını uzun uzun tahlile bilmem gerek kaldı mı!..

Çelişkiler ve batıllar yığınıyla dopdolu olan bugünkü İnciller, İsanın doğumundan 325 sene sonra, imparator Konstantinin, İznikte topladığı bin kişilik Ruhani Meclisinin yüzlerce birbirini tutmaz İnciller arasından seçtiği İncillerdir. Hz.İsa(a.s.), hayatında İncil yazdırmadığı gibi, İznik Konsilinde kabul edilen dört İncil de, onun doğumundan uzun yıllar sonra ve başkaları tarafından yazılmışlardır. Hz.İsanın konuştuğu dil, Aramice olmasına rağmen bugün elde mevcut en eski İncil nüshası Yunancadır. Aramiceden Yunancaya kim ve nasıl terceme yaptı dersiniz?.. Öte yandan; sözü edilen en eski nüshalar da, İsanın doğumundan sonraki dördüncü ve beşinci yüzyıllara aittir.

Hristiyanlar, asırlardır ve bugün; niçin gerçek dışı beyanlar ve tezatlarla dolu İncillere inanıyorlar da, aynı Konsilde aforoz edilmiş ve okuyanların şiddetle cezalandırılacağı karara bağlanmış Barnabas İnciline inanmıyorlar? Çünkü, Barnabas İncili de tahrif edilmiş olmasına rağmen, hakikatlerin bir kısmını, diğer İncillerden fazlalık olarak muhafaza etmektedir.

Barnabas İncilinde Hz.İsa, kendinden sonra gelecek Peygamberi, Hz.Muhammed(s.a.v.)in hakkaniyetini, havarilerine serahaten bildirmektedir. Şöyle ki:

Size söylüyorum; Allahın Resulü bütün mahlukata rahmettir. O, anlayışlı ve tesellici, hikmetli ve kudretli, Allah aşkı ve korkusuyla dolu, dakik ve yumuşak ruhludur. Rahmet ve yardımseverlik ruhu ile, adalet ve acıma hissi ile, nezaket ve sabır ruhu ile hareket eder. Cenab-ı Hak, bütün yaratıklarına verdiğinin üç katını Ona vermiştir. O, bu dünyaya geldiğinde saadet devridir. Buna inanınız. Bütün peygamberlerin Allahın onlara verdiği nübüvvet gözüyle gördüğü gibi ben de Onu gördüm. Onu görünce, ruhum teselli ile doldu. Ey Muhammed, Allah seninle beraber olsun ve beni, senin ayakkabının bağı olmak şerefi ile şereflendirsin! Eğer ben, bu muradıma erersem, Allahın mübarek bir kulu ve büyük bir peygamberi olacağım. Ve Hz.İsa, bunu söyledikten sonra Allaha şükretti (Barnabas İncili; 44.bab).

Şimdi mevcut Hristiyanlığın, düşünmek ve araştırmaktan yana olmayışının gerçek sebebi daha iyi anlaşılmıyor mu?..İlim ile Hristiyanlık arasındaki dargınlığın, Ortaçağ engizisyon ve afarozlarının ve C.Mismerin serlevha yaptığımız sözlerinin gerçek sebep ve manası...Daha iyi anlaşılıyor değil mi?..

Ve İnciller; İsanın efsanevi ve gerçek dışı hayat hikayeleri değil de; ilme ışık tutucu ve gelişmeyi teşvik edici, insanlığın maddi ve manevi ihtiyaçlarına cevap verici, sosyal hayatı kuşatıcı ilahi bir mesaj olsalardı, laiklik diye bir mesele ve kurum gündeme gelir miydi?..

Bütün bunları düşündükçe; Kuran-ı Mucizül-Beyan gibi yüce bir kitabın mümini olmaktan dolayı, başını secdeye mıhlayıp bir ömür Allaha hamd etme makamında olduğunun daha bir şuuruna eriyor insan!..