Ç@K@ B£Y
28-09-2008, 23:30
Sahabenin ibadetteki erisilmezligi...
Gunluk olaylar zihnimizi allak bullak edince soyle bir dinlenme ihtiyaci
duymaya basladik. Bu sebeple hadis ansiklopedisi Kutub-i Sitte'den ibretli
bir olayin ozeti asagida arz edilmistir.
Bakalim sahabeyi ilmen tanimak mumkun, ama manevi derinligiyle hissen
tanimak da mumkun mu gorelim, bir bakima zihnimizi bu ibretli olayla
dinlenmeye alalim. Bu tarihî olayi okuduktan sonra bir daha hatirliyoruz
sahabenin erisilmezligini, icinde bulunduklari savas ortaminda bile gercek
hedeften gaflete dusmediklerini... Hazret-i Cabir anlatiyor savasta
yaralanan sahabenin namazdaki erisilmezligini...
***
- Hicretin besinci senesinde yasanan Zâturrika gazasindan donuyorduk. Gece
karanligi basinca yolda istirahate cekildik. Rasulullah (sallallahu aleyhi
ve sellem) Hazretleri, 'Kim bizi dusmandan korumak icin nobetci kalacak?'
diye sordu. Biri muhacir, oteki de ensardan iki sahabi kalkip nobetci
kalmayi istediklerini soylediler. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem),
'Su gecitte ikiniz de bekleyin, muhtemel bir dusman hucumundan bizi
koruyun.' buyurdu. Onlar da oraya gidip beklemeye basladilar. Meger
musriklerden bir kisi, 'Ben bunlardan bir adam oldurmeden geriye donmem.'
diye yemin ederek bizi takibe baslamis. Tam nobetcilerin bekledikleri gecide
gelmis. O sirada nobetcilerden biri olan Ammâr namaz kiliyor, oteki Abbad da
yatmis uyuyormus. Musrik, karanlikta namaz kilanin siluetini tam hedef
alarak bir ok atmis. Ok dogruca gelip namazdaki Ammar'in bogrune saplanmis.
Ammâr bir eliyle saplanan oku cikarip atarak namazina devam etmis. Okun
isabet etmedigini zanneden musrik bir ok daha firlatmis, Ammâr yine saplanan
oku cikarip ayakta namaza devam etmis, yine isabet ettiremedigi zanniyla
musrik ucuncu okunu da atinca Ammâr rukûa egilmis, sonra da secdeye inmis,
yikilip da dustugunu zanneden musrik ise beklemeye baslamis. Ammâr secdeden
sonra namazini bitirip uyuyan Abbad'i uyandirmis, yaralarindan kanlarin
aktigini anlayan Abbad, arkadasina cikismis:
- Neden beni ilk okta uyandirmadin da uc okun saplanmasina izin verdin
bedenine? Ammâr da su karsiligi vermis :
- Vallahi namazda oyle bir sûreye baslamistim ki, manasinin derinliginden
duydugum zevk ve heyecandan kendimi almadim. Hatta ucuncu okta da namazi
bitiremeyecektim; ama bu oklarla olursem, Rasulullah'in nobetini ihmal etmis
olurum da orduya bir ziyan gelir diye korktum namazi bitirip sana haber
verme geregi duydum...
Iste sahabe... Bu nasil bir derinlik, okudugu Kur'an'in manasina nasil
dalmislik?..
Isterseniz burada Bediuzzaman gibi bir maneviyat buyugunun yorumuna bir goz
atalim. Diyor ki :
- Bir zaman kalbime geldi ki, nicin Muhyiddin-i Arabi gibi harika zatlar
sahabelere yetisemiyorlar? Sonra namaz icinde (subhane Rabbiye'l-âlâ) derken
bu kelimenin manasi inkisaf edip acildi, bir parca hakikati gorundu. O zaman
dedim ki, keske bir tek namaza bu kelime gibi muvaffak olsaydim, bir sene
ibadetten daha iyi idi. Burada akla su da gelebiliyor :
- Sakin benim gibi avamdan birinin namazi nerede, onlarin namazi nerede?..
dememeliyiz. Senin namazin icinde de onlarin kudsiyet ve makbuliyetinden bir
cekirdek mevcuttur!.. Fark, cekirdegi agac haline getirebilmektedir... Sen
cekirdekte kalmissin, onlar ayni cekirdegi agac haline getirebilmisler.
Cekirdekte onlarla ortagiz, agac haline getiremesek de fidana
donusturebiliriz, onumuz aciktir... Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)
:
- Amellerin sevabi zorluguna goredir! buyuruyor. Bugunun sartlari ile nefis
ve seytan senin onune bunca engelleri yigiyor, zorlastiriyor.. Sen ise butun
bu engelleri yine de asiyor, namazin cekirdegine sahip cikiyorsun.
Cekirdekte sahabe ile birliktesin, onun gibi agac haline getiremesen de
fidana donusturebilirsin, yolun aciktir, buna engel yoktur...
Gunluk olaylar zihnimizi allak bullak edince soyle bir dinlenme ihtiyaci
duymaya basladik. Bu sebeple hadis ansiklopedisi Kutub-i Sitte'den ibretli
bir olayin ozeti asagida arz edilmistir.
Bakalim sahabeyi ilmen tanimak mumkun, ama manevi derinligiyle hissen
tanimak da mumkun mu gorelim, bir bakima zihnimizi bu ibretli olayla
dinlenmeye alalim. Bu tarihî olayi okuduktan sonra bir daha hatirliyoruz
sahabenin erisilmezligini, icinde bulunduklari savas ortaminda bile gercek
hedeften gaflete dusmediklerini... Hazret-i Cabir anlatiyor savasta
yaralanan sahabenin namazdaki erisilmezligini...
***
- Hicretin besinci senesinde yasanan Zâturrika gazasindan donuyorduk. Gece
karanligi basinca yolda istirahate cekildik. Rasulullah (sallallahu aleyhi
ve sellem) Hazretleri, 'Kim bizi dusmandan korumak icin nobetci kalacak?'
diye sordu. Biri muhacir, oteki de ensardan iki sahabi kalkip nobetci
kalmayi istediklerini soylediler. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem),
'Su gecitte ikiniz de bekleyin, muhtemel bir dusman hucumundan bizi
koruyun.' buyurdu. Onlar da oraya gidip beklemeye basladilar. Meger
musriklerden bir kisi, 'Ben bunlardan bir adam oldurmeden geriye donmem.'
diye yemin ederek bizi takibe baslamis. Tam nobetcilerin bekledikleri gecide
gelmis. O sirada nobetcilerden biri olan Ammâr namaz kiliyor, oteki Abbad da
yatmis uyuyormus. Musrik, karanlikta namaz kilanin siluetini tam hedef
alarak bir ok atmis. Ok dogruca gelip namazdaki Ammar'in bogrune saplanmis.
Ammâr bir eliyle saplanan oku cikarip atarak namazina devam etmis. Okun
isabet etmedigini zanneden musrik bir ok daha firlatmis, Ammâr yine saplanan
oku cikarip ayakta namaza devam etmis, yine isabet ettiremedigi zanniyla
musrik ucuncu okunu da atinca Ammâr rukûa egilmis, sonra da secdeye inmis,
yikilip da dustugunu zanneden musrik ise beklemeye baslamis. Ammâr secdeden
sonra namazini bitirip uyuyan Abbad'i uyandirmis, yaralarindan kanlarin
aktigini anlayan Abbad, arkadasina cikismis:
- Neden beni ilk okta uyandirmadin da uc okun saplanmasina izin verdin
bedenine? Ammâr da su karsiligi vermis :
- Vallahi namazda oyle bir sûreye baslamistim ki, manasinin derinliginden
duydugum zevk ve heyecandan kendimi almadim. Hatta ucuncu okta da namazi
bitiremeyecektim; ama bu oklarla olursem, Rasulullah'in nobetini ihmal etmis
olurum da orduya bir ziyan gelir diye korktum namazi bitirip sana haber
verme geregi duydum...
Iste sahabe... Bu nasil bir derinlik, okudugu Kur'an'in manasina nasil
dalmislik?..
Isterseniz burada Bediuzzaman gibi bir maneviyat buyugunun yorumuna bir goz
atalim. Diyor ki :
- Bir zaman kalbime geldi ki, nicin Muhyiddin-i Arabi gibi harika zatlar
sahabelere yetisemiyorlar? Sonra namaz icinde (subhane Rabbiye'l-âlâ) derken
bu kelimenin manasi inkisaf edip acildi, bir parca hakikati gorundu. O zaman
dedim ki, keske bir tek namaza bu kelime gibi muvaffak olsaydim, bir sene
ibadetten daha iyi idi. Burada akla su da gelebiliyor :
- Sakin benim gibi avamdan birinin namazi nerede, onlarin namazi nerede?..
dememeliyiz. Senin namazin icinde de onlarin kudsiyet ve makbuliyetinden bir
cekirdek mevcuttur!.. Fark, cekirdegi agac haline getirebilmektedir... Sen
cekirdekte kalmissin, onlar ayni cekirdegi agac haline getirebilmisler.
Cekirdekte onlarla ortagiz, agac haline getiremesek de fidana
donusturebiliriz, onumuz aciktir... Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)
:
- Amellerin sevabi zorluguna goredir! buyuruyor. Bugunun sartlari ile nefis
ve seytan senin onune bunca engelleri yigiyor, zorlastiriyor.. Sen ise butun
bu engelleri yine de asiyor, namazin cekirdegine sahip cikiyorsun.
Cekirdekte sahabe ile birliktesin, onun gibi agac haline getiremesen de
fidana donusturebilirsin, yolun aciktir, buna engel yoktur...