TÜRK
06-04-2009, 10:45
Tarihçi Makrizî’nin anlattığına göre, kendi yaşadığı zamandan 500 yıl önce, h. 336 yıllarında vefat ettiği bilinen Muhammed Demdemekî isimli veli bir şahsın cesedi, Şirvan bölgesinde (Azerbaycan) bir dağdaki mağarada sağlam ve oturur vaziyette bulunuyor imiş! Tarihçinin onu gören birçok kişiden naklettiğine göre, Demdemekî bulunduğu taş mağarada teşehhüd oturuşu gibi kıbleye dönük oturuyormuş. İnsanlar onu bölük bölük ziyaret eder, Rasulullah s.a.v.’e salavat getirilince o başını kımıldatır, öne ve arkaya meyledermiş! Başında gözlerini de kapatan bir başlık, üzerinde beyaz bir elbise varmış. Bu elbise dirilerde olduğu gibi her yıl eskir ve yenisi giydirilirmiş. Böyle kalmasının sebebi ise, kendi şeyhi olan İbrahim Mazeraî Hazretleri’nin duasıymış.
Bu zat zaman zaman insanlardan uzaklaşarak, ibadet için bu mağaraya gelirmiş. Demdemekî de günün birinde öğle vaktine yakın mağarada onu ziyaret etmiş. Şeyh İbrahim ona öğle ezanı okumasını söylemiş. O ise biraz daha beklemek gerektiğini bildirerek hemen okumamış. Öğle vaktinin girdiğini anlayınca da kalkıp ezan okumuş. Sonra Demdemekî, şeyhi İbrahim’e: “Ayağını sağ ayağıma koy da göğe doğru bak” demiş. Dediği gibi yapıp
göğe doğru bakınca, semada bir kapının açıldığını ve oradan bir horozun kanatlarını açıp ezan okuduğunu görmüş! Demdemekî, şeyhine demiş ki: “Ben beş vakitte ezanı bu horozun ezanına göre okurum.” Şeyh İbrahim Mazeraî de ona: “Allah seni eskitmesin” diye dua etmiş. Allah Tealâ şeyhinin bu duasını kabul etmiş, bundan dolayı Demdemekî ölümünden sonra eskimemiş ve çürümemiş.
Bu zatın açıktaki cesedini defalarca gömmeye kalkmışlar, fakat buna imkan bulamamışlar. Hatta bir şahıs bir kere onu yerinden alıp defnetmek için gelince, sağ yanından bir el ortaya çıkarıp şiddetli bir yumruk vurmuş ve adam düşüp ölmüş! Timurlenk de onu alıp diğer evliyanın gömüldüğü gibi toprağa gömmek istemiş. Üzerine dehşetli yağmur ve dolu yağmış, birçok asker helâk olmuş. Timur yerde yuvarlanarak: “Özür dilerim Şeyh Muhammed, özür!” demiştir. Bu da acayip hallerden biridir.
Düreru’l-Ukûd, 3/290-92; es-Sehavî, ed-Dav’ü’l-Lami’ (Beyrut 2003), 7/212
Bu zat zaman zaman insanlardan uzaklaşarak, ibadet için bu mağaraya gelirmiş. Demdemekî de günün birinde öğle vaktine yakın mağarada onu ziyaret etmiş. Şeyh İbrahim ona öğle ezanı okumasını söylemiş. O ise biraz daha beklemek gerektiğini bildirerek hemen okumamış. Öğle vaktinin girdiğini anlayınca da kalkıp ezan okumuş. Sonra Demdemekî, şeyhi İbrahim’e: “Ayağını sağ ayağıma koy da göğe doğru bak” demiş. Dediği gibi yapıp
göğe doğru bakınca, semada bir kapının açıldığını ve oradan bir horozun kanatlarını açıp ezan okuduğunu görmüş! Demdemekî, şeyhine demiş ki: “Ben beş vakitte ezanı bu horozun ezanına göre okurum.” Şeyh İbrahim Mazeraî de ona: “Allah seni eskitmesin” diye dua etmiş. Allah Tealâ şeyhinin bu duasını kabul etmiş, bundan dolayı Demdemekî ölümünden sonra eskimemiş ve çürümemiş.
Bu zatın açıktaki cesedini defalarca gömmeye kalkmışlar, fakat buna imkan bulamamışlar. Hatta bir şahıs bir kere onu yerinden alıp defnetmek için gelince, sağ yanından bir el ortaya çıkarıp şiddetli bir yumruk vurmuş ve adam düşüp ölmüş! Timurlenk de onu alıp diğer evliyanın gömüldüğü gibi toprağa gömmek istemiş. Üzerine dehşetli yağmur ve dolu yağmış, birçok asker helâk olmuş. Timur yerde yuvarlanarak: “Özür dilerim Şeyh Muhammed, özür!” demiştir. Bu da acayip hallerden biridir.
Düreru’l-Ukûd, 3/290-92; es-Sehavî, ed-Dav’ü’l-Lami’ (Beyrut 2003), 7/212