MissMariposa
21-07-2011, 22:17
Yuh artık... Yuh...
Memleketimizde Atatürk istismarı vardır, bunu biliriz de bu kadar abuğunu da görmemiştik...
Ankara Fenerbahçeliler Derneği üyesi 100 kişilik FB taraftarı Anıtkabir'i ziyaret etmiş... Temiz Kramponlar soruşturmasını yürüten savcı ve polisleri Atatürk'e şikayet etmiş!
Futbolda büyük temizlik operasyonunu başlatan savcı ve polisleri törenle Atatürk'e şikayet ettikten sonra da Anıtkabir merdivenlerinde fotoğraf çektirmişler...
Taraftarlardan birkaçı "Aziz Başkanımız Atatürkçü olduğu için tutuklandı,o yüzden başkanımızı tutuklayanları Atamıza şikayet etmeye geldik" demişler...
Yani gerçekten pes... Sağduyulu, aklı başında Fenerbahçeliler'in oluşturduğu derneklerin bir açıklama yapması ve bu çılgınlığa dur demesi artık zorunlu! Artık iş Temel fıkraları seviyesine gelmeye başladı!!
Fenerbahçe'yi rezil eden bir açıklama
"Federasyon alacağı kararın sosyal ve ekonomik boyutlarını da düşünmek durumundadır. Futbol ekonomisi bugün sadece kulüplerin bütçeleri açısından değil Anadolu şehirlerinin ekonomisine kadar birçok konuda hayati önem taşımaktadır. Federasyon ekonomik anlamda da büyük resmi görmek ve bu noktadaki sorumluluğun bilincinde bir karara imza atmalıdır. Tüm Anadolu Kulüpleri ve toplum liglerin daha önceden ilan edilen takvimde başlamasını ve milyonlarca insanı ilgilendiren ekonomik yıkımlara neden olabilecek adımlar atmaktan kaçınılmasını beklemektedir."
Bu nedir Allah aşkına? Alenen tehdit mektubu... Fenerbahçe gibi 104 yıllık bir kulübün kurumsal açıklaması böyle mi olur. Nice güzelliklerin, nice soylu sportmenlik hikayelerinin yaşandığı 104 yıllık tarihten gelen kulüp böyle "kurumsal ciddiyet"ten yoksun mafya örgütü gibi açıklama mı yapar? NTV'nin bana hitaben yayınladığı kendilerini madara eden kurumsal komiklik açıklamasından da beter bu...
O zaman geçmişteki banka operasyonları da olmamalıydı... O banka sahipleri de çok büyük bir ekonomiyi yönetiyorlardı, binlerce insanı istihdam ediyorlardı... "E biraz çalmışlarsa da çalsınlar canım, onlara müdahele etmek ekonomiye zarar verir, onun için üstünü kapatalım" mı denmeliydi?
Malum bir aile de kendi tabirleriyle "barajlar, fabrikalar, dev tesisler" yapmıştı, n'olacak yani bir Amerikan cep telefonu şirketi dolandırılmışsa, bunu millet için yapmışlardı... Zamanında o ailenin şirketlerine "yolsuzluk operasyonu" yapanlar o işin de "ekonomik boyutlarını düşünmek durumunda" idi... Ortada suç varsa hukuk gereğini yapar... Ucu nereye gider diye bakmaz. Hukuk, yasalar neyse onu uygular. Böyle tehditlere pabuç bırakmaz hukuk devleti. Bu metni kaleme alanlar tehdit ve baskıyla iş görülebileceğini sanıyorlar herhalde.
Tam aksine bu tehdit mektubuyla ilgili bile yasal işlem başlatılabilir...
Federasyon yasaların, hukukun ve adaletin gereğini yapmak zorundadır, zaten aksi halde UEFA hukukun gereğini yapar... O zaman hepten ülke olarak rezil oluruz...
Kadın döven şerefsizlere demir yumruk vakti!!
KONYA'da Mustafa K. adlı haysiyetsizin biri, sevgilisi Meral T.'yi dört gün boyunca dövdü ve bu zavallı kadını bir otobüs durağına bıraktı... Bu kaçıncı böyle olay? Ayşe Paşalı'nın göz göre göre katledilmesiyle zirveye varan "kadın cinayetleri" bu ülkenin kronik bir srorunu haline geldi...
Artık yeter! Bu meseleye şeref ve hayseiyet sahibi erkeklerin de al atması şart oldu. Türkiye'de "kadın hakları meselesi"nde çok radikal ve net önlemlerin alınması gerektiği bir dönemdeyiz. Artık bu işin geçiştirilir tarafı yok. Daha da ileri giderek söylüyorum: Kadınlara karşı sistemikleşmiş şiddetin, cinayetlerin, cinsel ya da psikolojik tecavüzlerin ve tüm diğer mağduriyetlere karşı demir yumrukla davranma zamanı gelmiştir... Bu konuda tüm yasalar olabilecek en ağır noktaya getirilmek zorundadır, hâkimler ve savcıların bu yasaları tavizsiz uygulaması noktasında Adalet Bakanlığı gerekeni yapmalıdır... İçişleri Bakanlığı "kadınlara karşı işlenmiş suçlar" noktasında uzmanlaşmış ve gerektiğinde "istisnai sertlik" kullanabilen polisler istihdam etmek zorundadır (Ya da mevcut polislerden böyle özel timler oluşturulmak zorunluluğu vardır)... Eğer adalet sistemi ve polis teşkilatı kadınları bu pervasız şiddete, alçak cinayetlere, haysiyetsiz tecavüzlere karşı koruyamayacaksa, çok açık söylüyorum orada "ihkak-ı hak" doğar...
Türkiye'de eşinden, babasından ya da ailesinden şiddet gören, sistematik olarak dayak yiyen, onuru kırılan, haysiyetine saldırılan kadınların sığınacağı liman YOK denecek kadar azdır... Kadın dayanışma örgütlerinin de maalesef bir caydırıcı işlevi yok. Sosyal ve ekonomik yaptırım gücü yok... Zulüm görmüş kadınlar bugünün Türkiye'sinde sahipsiz. İşte bu sahipsizliği gören, bilen, hisseden milyonlarca psikopat adam müsveddesi de bu durumdan hareketle -affedersiniz- her türlü pisliği, şerefsizliği yapabiliyor... Çünkü yapılan her türlü alçaklık, yapan adamların yanına kâr kalıyor bu ülkede...Yeni Türkiye'nin bu rezilliğe de son verme vakti gelmiştir... Bu konuda yazmaya devam edeceğim...
Bu dava artık benim davamdır...
Memleketimizde Atatürk istismarı vardır, bunu biliriz de bu kadar abuğunu da görmemiştik...
Ankara Fenerbahçeliler Derneği üyesi 100 kişilik FB taraftarı Anıtkabir'i ziyaret etmiş... Temiz Kramponlar soruşturmasını yürüten savcı ve polisleri Atatürk'e şikayet etmiş!
Futbolda büyük temizlik operasyonunu başlatan savcı ve polisleri törenle Atatürk'e şikayet ettikten sonra da Anıtkabir merdivenlerinde fotoğraf çektirmişler...
Taraftarlardan birkaçı "Aziz Başkanımız Atatürkçü olduğu için tutuklandı,o yüzden başkanımızı tutuklayanları Atamıza şikayet etmeye geldik" demişler...
Yani gerçekten pes... Sağduyulu, aklı başında Fenerbahçeliler'in oluşturduğu derneklerin bir açıklama yapması ve bu çılgınlığa dur demesi artık zorunlu! Artık iş Temel fıkraları seviyesine gelmeye başladı!!
Fenerbahçe'yi rezil eden bir açıklama
"Federasyon alacağı kararın sosyal ve ekonomik boyutlarını da düşünmek durumundadır. Futbol ekonomisi bugün sadece kulüplerin bütçeleri açısından değil Anadolu şehirlerinin ekonomisine kadar birçok konuda hayati önem taşımaktadır. Federasyon ekonomik anlamda da büyük resmi görmek ve bu noktadaki sorumluluğun bilincinde bir karara imza atmalıdır. Tüm Anadolu Kulüpleri ve toplum liglerin daha önceden ilan edilen takvimde başlamasını ve milyonlarca insanı ilgilendiren ekonomik yıkımlara neden olabilecek adımlar atmaktan kaçınılmasını beklemektedir."
Bu nedir Allah aşkına? Alenen tehdit mektubu... Fenerbahçe gibi 104 yıllık bir kulübün kurumsal açıklaması böyle mi olur. Nice güzelliklerin, nice soylu sportmenlik hikayelerinin yaşandığı 104 yıllık tarihten gelen kulüp böyle "kurumsal ciddiyet"ten yoksun mafya örgütü gibi açıklama mı yapar? NTV'nin bana hitaben yayınladığı kendilerini madara eden kurumsal komiklik açıklamasından da beter bu...
O zaman geçmişteki banka operasyonları da olmamalıydı... O banka sahipleri de çok büyük bir ekonomiyi yönetiyorlardı, binlerce insanı istihdam ediyorlardı... "E biraz çalmışlarsa da çalsınlar canım, onlara müdahele etmek ekonomiye zarar verir, onun için üstünü kapatalım" mı denmeliydi?
Malum bir aile de kendi tabirleriyle "barajlar, fabrikalar, dev tesisler" yapmıştı, n'olacak yani bir Amerikan cep telefonu şirketi dolandırılmışsa, bunu millet için yapmışlardı... Zamanında o ailenin şirketlerine "yolsuzluk operasyonu" yapanlar o işin de "ekonomik boyutlarını düşünmek durumunda" idi... Ortada suç varsa hukuk gereğini yapar... Ucu nereye gider diye bakmaz. Hukuk, yasalar neyse onu uygular. Böyle tehditlere pabuç bırakmaz hukuk devleti. Bu metni kaleme alanlar tehdit ve baskıyla iş görülebileceğini sanıyorlar herhalde.
Tam aksine bu tehdit mektubuyla ilgili bile yasal işlem başlatılabilir...
Federasyon yasaların, hukukun ve adaletin gereğini yapmak zorundadır, zaten aksi halde UEFA hukukun gereğini yapar... O zaman hepten ülke olarak rezil oluruz...
Kadın döven şerefsizlere demir yumruk vakti!!
KONYA'da Mustafa K. adlı haysiyetsizin biri, sevgilisi Meral T.'yi dört gün boyunca dövdü ve bu zavallı kadını bir otobüs durağına bıraktı... Bu kaçıncı böyle olay? Ayşe Paşalı'nın göz göre göre katledilmesiyle zirveye varan "kadın cinayetleri" bu ülkenin kronik bir srorunu haline geldi...
Artık yeter! Bu meseleye şeref ve hayseiyet sahibi erkeklerin de al atması şart oldu. Türkiye'de "kadın hakları meselesi"nde çok radikal ve net önlemlerin alınması gerektiği bir dönemdeyiz. Artık bu işin geçiştirilir tarafı yok. Daha da ileri giderek söylüyorum: Kadınlara karşı sistemikleşmiş şiddetin, cinayetlerin, cinsel ya da psikolojik tecavüzlerin ve tüm diğer mağduriyetlere karşı demir yumrukla davranma zamanı gelmiştir... Bu konuda tüm yasalar olabilecek en ağır noktaya getirilmek zorundadır, hâkimler ve savcıların bu yasaları tavizsiz uygulaması noktasında Adalet Bakanlığı gerekeni yapmalıdır... İçişleri Bakanlığı "kadınlara karşı işlenmiş suçlar" noktasında uzmanlaşmış ve gerektiğinde "istisnai sertlik" kullanabilen polisler istihdam etmek zorundadır (Ya da mevcut polislerden böyle özel timler oluşturulmak zorunluluğu vardır)... Eğer adalet sistemi ve polis teşkilatı kadınları bu pervasız şiddete, alçak cinayetlere, haysiyetsiz tecavüzlere karşı koruyamayacaksa, çok açık söylüyorum orada "ihkak-ı hak" doğar...
Türkiye'de eşinden, babasından ya da ailesinden şiddet gören, sistematik olarak dayak yiyen, onuru kırılan, haysiyetine saldırılan kadınların sığınacağı liman YOK denecek kadar azdır... Kadın dayanışma örgütlerinin de maalesef bir caydırıcı işlevi yok. Sosyal ve ekonomik yaptırım gücü yok... Zulüm görmüş kadınlar bugünün Türkiye'sinde sahipsiz. İşte bu sahipsizliği gören, bilen, hisseden milyonlarca psikopat adam müsveddesi de bu durumdan hareketle -affedersiniz- her türlü pisliği, şerefsizliği yapabiliyor... Çünkü yapılan her türlü alçaklık, yapan adamların yanına kâr kalıyor bu ülkede...Yeni Türkiye'nin bu rezilliğe de son verme vakti gelmiştir... Bu konuda yazmaya devam edeceğim...
Bu dava artık benim davamdır...