TÜRK
29-10-2008, 23:03
http://www.diyalogmasali.com/images/topics/phpnuke1.gif (http://www.diyalogmasali.com/modules.php?name=News&new_topic=1)Lübnan’a İsrail saldırısı aralıksız bir şekilde sürerken ve bölgeden hemen her gün gelen vahşetin boyutlarını yansıtan görüntüler yüreğimizin tam orta yerine hançer gibi saplanırken “Siyonizmin” ve vahşeti seyreden “Batı medeniyetinin!” gerçek yüzü bir kez daha ortaya çıkıyor.
Medeniyetin tek dişi kalmış bir canavar olduğunu bir kez daha görüyoruz.
“Medeniyet” bütün dünyaya “ben bir canavarım!” diye haykırıyor göğsünü gere gere.
ABD’nin ve Batı ülkelerinin bu savaşta tavrı net. Onlar şu an için ateşkesin sözkonusu olamayacağını, İsrail’in tam güvenliğini sağlayıncaya kadar Lübnan’ı vurmasının doğal olduğunu, Hizbullah’ın Güney Lübnan’ı mutlaka terk etmesi gerektiğini söylüyorlar.
Ve bu şartlar oluşuncaya kadar da İsrail’in yaptığı ve yapacağı bütün katliamlara sessiz kalma eğilimindeler.
Tabi bütün bu görüşler İsrail’in doğrudan savunduğu görüşler. Batı İsrail’in ağzıyla konuşarak bir nevi Siyonizmin tercümanlığını yapıyor.
İsrail’in ve Batının savaşın devam etmesini isteyen bu stratejilerini normal karşılıyoruz.
Siyonizm ve Batı ittifakından başka bir şey beklememiz mümkün değil.
Bizi asıl şaşkınlığa düşüren şey Türk basınında aynı istikamette yazıların ve yorumların yayınlanıyor olması.
Bu yazılardan biri Zaman gazetesinde yayınlandı.
Prof. Dr. Stephen Szabo imzasıyla yayınlanan yazıda şu görüşlere yer veriliyor:
“...Kısaca İsrail’in Hizbullah’ın gücünün büyük bir bölümünü yok edene kadar bir ateşkesin bekleyebileceği ve sonrasında Güney Lübnan’ı koruması için Lübnan hükümetiyle birlikte çalışacak güçlü bir barış gücü yerleştirilmesi konusunda Batı’da bir uzlaşı var.
Bu uzlaşı, dikkate değer bir Avrupa stratejik kültürünün ve uluslararası sorunlara “yumuşak gücünün” uygulandığının göstergesidir.” (Zaman 28 Temmuz 2006)
Zamanın bu yazısına göre Hizbullah yok edilene kadar ateşkesin olmaması gerektiği noktasında Batıda bir uzlaşma var! Yani sivillerin, bebeklerin ölmesi mühim değil! Önemli olan İsrail’in güvenliği !
Hatta böylesine “yumuşak” bir tavır Avrupa stratejik kültürünün bir parçası!
Yazar, İsrail’in çıkarları doğrultusunda savaşın devam etmesini ve Batının bu savaşta ateşkes istemeyerek gösterdiği “İsrail desteğinin!” Avrupa kültürünün doğal bir stratejisi olduğunu gururla yazıyor.
Yani yazar, neredeyse ayakta alkışlayacak Batının bu “yumuşak” (dikkat! sert değil) tavrını.
Yazı şöyle devam ediyor:
“...Beyrut, her türlü askeri saldırıdan muaf bir kent olmalı, İsrail’e, Hizbullah’ı Güney Lübnan’dan çıkarmak için zaman tanınmalı ve daha sonra yerini AB ve NATO güçlerine bırakması sağlanmalı.”
Zaman yazarı Szabo’un sanki bir İsrailli bürokratmışçasına döktürdüğü inciler işte böyle.
“İsrail, Hizbullah’ın işini bitirinceye kadar işgali sürdürsünmüş! Daha sonra ele geçirdiği toprakları Batılı güçlere teslim edip güvenliğini sağlamış olarak geri çekilsinmiş!”
Zaten İsrail’in de başından beri istediği bu değil mi?
İyi de bu İsrail yanlısı görüşün, Zaman Gazetesi’nde ne işi var?
Zaman Gazetesi, Müslüman kanının oluk gibi akıtıldığı acı savaş günlerinde “İsrail’in güvenliği tam olarak sağlanıncaya kadar savaş sürmeli” şeklindeki Siyonist görüşü taşıyan bir adamın yazısına neden yer verdi?
Böyle bir yazı Yazı İşlerine geldiği zaman bunu yırtıp çöpe atmayıp Zaman sütunlarından okuyucularına aktarılmasının sebebi ne?
Daha önemli bir soru; “Zaman gazetesi yönetimi bana göre baştan aşağı Siyonizm kokan bu yazıdaki görüşlere katılıyor mu?”
MUHARREM BAYRAKTAR
Medeniyetin tek dişi kalmış bir canavar olduğunu bir kez daha görüyoruz.
“Medeniyet” bütün dünyaya “ben bir canavarım!” diye haykırıyor göğsünü gere gere.
ABD’nin ve Batı ülkelerinin bu savaşta tavrı net. Onlar şu an için ateşkesin sözkonusu olamayacağını, İsrail’in tam güvenliğini sağlayıncaya kadar Lübnan’ı vurmasının doğal olduğunu, Hizbullah’ın Güney Lübnan’ı mutlaka terk etmesi gerektiğini söylüyorlar.
Ve bu şartlar oluşuncaya kadar da İsrail’in yaptığı ve yapacağı bütün katliamlara sessiz kalma eğilimindeler.
Tabi bütün bu görüşler İsrail’in doğrudan savunduğu görüşler. Batı İsrail’in ağzıyla konuşarak bir nevi Siyonizmin tercümanlığını yapıyor.
İsrail’in ve Batının savaşın devam etmesini isteyen bu stratejilerini normal karşılıyoruz.
Siyonizm ve Batı ittifakından başka bir şey beklememiz mümkün değil.
Bizi asıl şaşkınlığa düşüren şey Türk basınında aynı istikamette yazıların ve yorumların yayınlanıyor olması.
Bu yazılardan biri Zaman gazetesinde yayınlandı.
Prof. Dr. Stephen Szabo imzasıyla yayınlanan yazıda şu görüşlere yer veriliyor:
“...Kısaca İsrail’in Hizbullah’ın gücünün büyük bir bölümünü yok edene kadar bir ateşkesin bekleyebileceği ve sonrasında Güney Lübnan’ı koruması için Lübnan hükümetiyle birlikte çalışacak güçlü bir barış gücü yerleştirilmesi konusunda Batı’da bir uzlaşı var.
Bu uzlaşı, dikkate değer bir Avrupa stratejik kültürünün ve uluslararası sorunlara “yumuşak gücünün” uygulandığının göstergesidir.” (Zaman 28 Temmuz 2006)
Zamanın bu yazısına göre Hizbullah yok edilene kadar ateşkesin olmaması gerektiği noktasında Batıda bir uzlaşma var! Yani sivillerin, bebeklerin ölmesi mühim değil! Önemli olan İsrail’in güvenliği !
Hatta böylesine “yumuşak” bir tavır Avrupa stratejik kültürünün bir parçası!
Yazar, İsrail’in çıkarları doğrultusunda savaşın devam etmesini ve Batının bu savaşta ateşkes istemeyerek gösterdiği “İsrail desteğinin!” Avrupa kültürünün doğal bir stratejisi olduğunu gururla yazıyor.
Yani yazar, neredeyse ayakta alkışlayacak Batının bu “yumuşak” (dikkat! sert değil) tavrını.
Yazı şöyle devam ediyor:
“...Beyrut, her türlü askeri saldırıdan muaf bir kent olmalı, İsrail’e, Hizbullah’ı Güney Lübnan’dan çıkarmak için zaman tanınmalı ve daha sonra yerini AB ve NATO güçlerine bırakması sağlanmalı.”
Zaman yazarı Szabo’un sanki bir İsrailli bürokratmışçasına döktürdüğü inciler işte böyle.
“İsrail, Hizbullah’ın işini bitirinceye kadar işgali sürdürsünmüş! Daha sonra ele geçirdiği toprakları Batılı güçlere teslim edip güvenliğini sağlamış olarak geri çekilsinmiş!”
Zaten İsrail’in de başından beri istediği bu değil mi?
İyi de bu İsrail yanlısı görüşün, Zaman Gazetesi’nde ne işi var?
Zaman Gazetesi, Müslüman kanının oluk gibi akıtıldığı acı savaş günlerinde “İsrail’in güvenliği tam olarak sağlanıncaya kadar savaş sürmeli” şeklindeki Siyonist görüşü taşıyan bir adamın yazısına neden yer verdi?
Böyle bir yazı Yazı İşlerine geldiği zaman bunu yırtıp çöpe atmayıp Zaman sütunlarından okuyucularına aktarılmasının sebebi ne?
Daha önemli bir soru; “Zaman gazetesi yönetimi bana göre baştan aşağı Siyonizm kokan bu yazıdaki görüşlere katılıyor mu?”
MUHARREM BAYRAKTAR