^^tefekkur^^
16-10-2008, 20:40
"Hani söz vermiştik âlemi ervahta;
Bela demiştik elestübirabbikum sualine
Yaratıcı rızk verici ve yegâne kanun koyucu olarak Allah'ı
Önder olarak ta Onun Resulünden başkasını tanımayacaktık!
Hani söz vermiştik Erkamın evinde;
Hangi şart ve ortamda olursa olsun
İlayı kelimetullah misyonunu yürütecek,
Musibetlerden yılmayacak, hiçbir tehditten korkmayacaktık
Ve gerekirse ölümlerin en güzeline talip olacaktık!
Hani söz vermiştik Akabe Tepesinde;
Kendimizi ve ailemizi koruduğumuz gibi
Kanımızla, canımızla ve malımızla
Koruyacaktık Rasulullah'ı
Hani söz vermiştik Akabe Tepesinde;
Doğru olan her şeyde Resule itaat edecek
Rabbani davayı elden ele, gönülden gönüle
Balçıkla sıvanmayan hakikat güneşini,
Cihatsız ve şahadetsiz bırakarak lekelemeyecektik!
Hani söz vermiştik Medine de;
Hani söz vermiştik dünya kardeşliğinin
Engüzel teşekkül etmeye başladığı Medine de;
Kıyamete kadar tüm Müslümanlar kardeştir
Ve bizler ve bizler muhakkak ki müminler kardeştir
Fermanı ilahisine gönülden bağlanacaktık
Vücudun azaları gibi birbirimizin derdiyle dertlenip
Sevinçlerine ortak olacak
Komşusu açken tok yatan bizden değildir düsturuna
Evrensel komşuluk bildirisine
Kardeşliğin en ateşiği olarak bakacaktık!
Hani söz vermiştik Rıdvan da;
Başımızı tutamayan ellerimizi kökünden kurutacaktık
Nemlenmemiş bir gözü,
Yara almamış, çile çekmemiş bir bedeni
Mevla’ya sunmayacaktık
Mücadelesiz ve vuslata özlemsiz geçen bir günü
Yaşanmamış kabul edip
Doğarken nişanlandığımız ölümle
Cihat masasında, şahadet gömleğini giyerek
Nikâhlanacağımız günün hasretiyle yanıp tutuşacaktık!
Hani söz vermiştik;
Ayaklarımızı vura vura Mekke ye girdiğimizde
Dinime, namusuma göz diken zalimler tekrar işbaşına gelirse
Mukaddes beldelere ebreheler tekrar saldırırsa
Mevla’mızın ebabil kuşları olmaya talip olacaktık!
Hani söz vermiştik Rasulullah’a;
Cahiliyle adetlerini bir daha diriltmemek üzere kökünden kurutacaktık
Miras bırakılan emanetlere sımsıkı sarılacak
Ahkâmı-Kur'aniyi tüm dünyaya hâkim kılacaktık!
Ahde vefa gösteremedik Allah'ım;
Zihinlerdeki hatırasını çoktan silmiştik
Şahadet mi? çok uzaktı bizden
Tanımıyorduk onu
Sözlüklerimizden bile çıkarmıştık
Çile çekmeye yanaşmadık
Öyle eğildik, öyle eğildik ki;
Doğrulacak ne bir belimiz
Kaldıracak ne bir başımız kaldı!
Utanıyoruz Allah'ım;
Nemlenmemiş bir gözle, yara almamış bir bedenle
Huzuruna varmaya utanıyoruz!
Ahde vefa gösteremedik Allah'ım;
Bunu biliyoruz
Ama şunu da biliyoruz ki;
Rahmet deryanda ufacık bir damlayız
Yüzümüz yerde ama...
Affet Allah'ım, Affet Allah'ım, Affet...."
Bela demiştik elestübirabbikum sualine
Yaratıcı rızk verici ve yegâne kanun koyucu olarak Allah'ı
Önder olarak ta Onun Resulünden başkasını tanımayacaktık!
Hani söz vermiştik Erkamın evinde;
Hangi şart ve ortamda olursa olsun
İlayı kelimetullah misyonunu yürütecek,
Musibetlerden yılmayacak, hiçbir tehditten korkmayacaktık
Ve gerekirse ölümlerin en güzeline talip olacaktık!
Hani söz vermiştik Akabe Tepesinde;
Kendimizi ve ailemizi koruduğumuz gibi
Kanımızla, canımızla ve malımızla
Koruyacaktık Rasulullah'ı
Hani söz vermiştik Akabe Tepesinde;
Doğru olan her şeyde Resule itaat edecek
Rabbani davayı elden ele, gönülden gönüle
Balçıkla sıvanmayan hakikat güneşini,
Cihatsız ve şahadetsiz bırakarak lekelemeyecektik!
Hani söz vermiştik Medine de;
Hani söz vermiştik dünya kardeşliğinin
Engüzel teşekkül etmeye başladığı Medine de;
Kıyamete kadar tüm Müslümanlar kardeştir
Ve bizler ve bizler muhakkak ki müminler kardeştir
Fermanı ilahisine gönülden bağlanacaktık
Vücudun azaları gibi birbirimizin derdiyle dertlenip
Sevinçlerine ortak olacak
Komşusu açken tok yatan bizden değildir düsturuna
Evrensel komşuluk bildirisine
Kardeşliğin en ateşiği olarak bakacaktık!
Hani söz vermiştik Rıdvan da;
Başımızı tutamayan ellerimizi kökünden kurutacaktık
Nemlenmemiş bir gözü,
Yara almamış, çile çekmemiş bir bedeni
Mevla’ya sunmayacaktık
Mücadelesiz ve vuslata özlemsiz geçen bir günü
Yaşanmamış kabul edip
Doğarken nişanlandığımız ölümle
Cihat masasında, şahadet gömleğini giyerek
Nikâhlanacağımız günün hasretiyle yanıp tutuşacaktık!
Hani söz vermiştik;
Ayaklarımızı vura vura Mekke ye girdiğimizde
Dinime, namusuma göz diken zalimler tekrar işbaşına gelirse
Mukaddes beldelere ebreheler tekrar saldırırsa
Mevla’mızın ebabil kuşları olmaya talip olacaktık!
Hani söz vermiştik Rasulullah’a;
Cahiliyle adetlerini bir daha diriltmemek üzere kökünden kurutacaktık
Miras bırakılan emanetlere sımsıkı sarılacak
Ahkâmı-Kur'aniyi tüm dünyaya hâkim kılacaktık!
Ahde vefa gösteremedik Allah'ım;
Zihinlerdeki hatırasını çoktan silmiştik
Şahadet mi? çok uzaktı bizden
Tanımıyorduk onu
Sözlüklerimizden bile çıkarmıştık
Çile çekmeye yanaşmadık
Öyle eğildik, öyle eğildik ki;
Doğrulacak ne bir belimiz
Kaldıracak ne bir başımız kaldı!
Utanıyoruz Allah'ım;
Nemlenmemiş bir gözle, yara almamış bir bedenle
Huzuruna varmaya utanıyoruz!
Ahde vefa gösteremedik Allah'ım;
Bunu biliyoruz
Ama şunu da biliyoruz ki;
Rahmet deryanda ufacık bir damlayız
Yüzümüz yerde ama...
Affet Allah'ım, Affet Allah'ım, Affet...."