PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Bir kase sicak corba icin‏


jickata
27-07-2010, 19:33
Bağdatlı bir şeyh anlatır;


Bir gün tekkede otururken yalın ayak, saçları darmadağın


solgun ve üzgün yüzlü genç bir fakir çıkageldi.


Abdestini aldı, iki rekat namaz kıldıktan sonra


ceketiyle başını örterek uykuya daldı. Akşam ezanı


okununca yeniden abdestini alarak bizimle birlikte namazını kıldı.






Tesadüf ya bu. O gece bizi Bağdat valisi yemeğe davet etmişti.


Ben ve diğer dervişler sohbet toplantısı yapacaktık.


Davete giderken fakiri de çağırdım. Böyle bir davete ihtiyacı olmadığını,


fakat kendisine bir kase sıcak çorba verirsem


çok makbule geçeceğini ifade etti. Kendi kendime,


"Adam koskoca davete gelmiyor da benden bir kase sıcak çorba istiyor,


çattık." diye düşünerek çekip gittim. Çorba da vermedim.






Davetten dönüp tekkeye geldiğimde genci bir köşede büzülmüş


uyurken gördüm. Ben de yatağıma uzanıp uykuya daldım.


O gece bir rüya gördüm. Rüyada Sevgili Peygamberimiz


"sallallahü aleyhi ve sellem" ve Hazreti İbrahim aleyhisselam,


Hazreti Musa aleyhisselam, Hazreti İsa aleyhisselam


ve yüzyirmidörtbinden ziyade Peygamber, hepsinin yüzleri


ayın ondördü gibi parlamakta ve etrafı nurdan bir ışık


halesi sarmaktaydı.






Sevinç içinde sevgili Peygamberimizin


"sallallahü aleyhi ve sellem" elini öpmek için huzuruna koştum.


Fakat bana hiç iltifat etmediler, çok üzülmüştüm.


Dayanamayıp sordum; Ya Resulullah "sallallahü aleyhi ve sellem".


Neden benden mübarek yüzünüzü çeviriyorsunuz ?


Ne gibi bir kusur işledim?" Sevgili Peygamberimiz


"sallallahü aleyhi ve sellem" mübarek Cemal-i şerifi ile bana döndüler.


"Bu gece büyük bir kusur işledin. Fakirlerimizden biri senden


bir kase sıcak çorba istedi de vermedin.


Üstelik de aç bırakarak valinin davetine gittin" buyurdular.






Sabah olup uyandığımda her tarafımı korku kaplamış,


tir tir titriyordum. Gerçekten büyük bir suç işlemiştim.


Gözlerimle hemen genci aradım. Fakat yoktu.


Hızla tekkeden çıkarak yola düştüm. Baktım ki genç gidiyordu.


"Ey genç, Allah aşkına bir dakika dur!.." diye seslendim.


Durdu. "Şimdi sana çorba getiriyorum" deyince,


gülümseyen nazarlarla beni süzdü ve ardından da,


"Üstadım!" dedi. "Senden bir lokma ekmek,


bir kase sıcak çorba alabilmek için yüzyirmidörtbinden ziyade


Peygamber ile birlikte, Sevgili Peygamberimizi


"sallallahü aleyhi ve sellem" vesile etmek lazım.


Herkes bunları nereden bulsun?"



Bunları söyledikten sonra da gözlerden kaybolup gitti


Dona kaldım.

TÜRK
27-07-2010, 19:39
çok güzel bir hikaye teşekkürler :)

Dr.ByZaLiM18!
03-09-2010, 15:38
teşekkürler...