PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : apo'yu idamdan kim kurtardı?


Tarihcigenc
13-07-2010, 19:44
MHP Lideri Devlet Bahçeli, "Apo'yu siz asmadınız" diyen Başbakan Erdoğan'a, dönemin Meclis tutanaklarını adres gösterdi. o tutanaklara göre idamın kaldırılmasını isteyen isimleri açıklıyor:




Türkiye, artan terör olaylarının konuşulduğu son dönemde, İmralı’daki bölücü başının “idamı”na ilişkin siyasi tartışmalara sahne oluyor. Terörle mücadelede zafiyet içine düştüğünü bir türlü itiraf edemeyen Başbakan Erdoğan’ın, bölücü başının idamı konusunda MHP’ye yönelik “Apo’yu siz asmadınız?” sözlerine, MHP Lideri Devlet Bahçeli’den sert yanıt geldi. Başbakan Erdoğan’ın “akıl tutulması” yaşadığını söyleyen Bahçeli, “MHP’nin hükümette olduğu tarihler 28 Mayıs 1999 ile 19 Kasım 2002 arasıdır. Partimizin hangi pazarlıkları yaptığı, birilerine söz vermiş olması tarihen mümkün değildir” diye konuştu.
Başbakan’a, “Ortaya konuşacağına, konuyu doğrudan araştırıp sorumlularına hesap sormayı” öneren Bahçeli, “Gerçekler tutanaklarla sabittir. Eğer Başbakan, bebek katilinin asılmaması karşısında pazarlık iddia ediyorsa, bu işbirlikçileri arayacağı yer, idamın kaldırılması için evet oyu veren AKP kadrolarıdır. AKP grubu adına, 2 ağustos 2002 tarihlerinde, Meclis’te yaptığı konuşmada, asamadınız bundan sonra da asamayacaksınız diyen milletvekiline bu garantiyi kimden aldığını sormanız gerekmektedir” dedi.
Gazete5, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamalarından yola çıkarak 2002 tarihinde TBMM çatısı altında idamın kaldırılması için “evet” oyu veren kadroları araştırdı. İşte bölücü başını idamdan kurtaran süreç ve işte isim isim sorumlular…
Apo’yu İmralı’ya kim koydu?
Abdullah Öcalan, 15 Şubat 1999 günü 56. Hükümet (Ecevit tarafından kurulan azınlık hükümeti) döneminde yakalanarak Türkiye’ye getirildi. Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit, Apo’nun Türkiye’ye getirilebileceği yönündeki kanaatin kesinleşmesinin ardından, terörist başının İmralı’ya yerleştirilmesi için hazırlıklara başladıklarını belirtmişti. Bu tarihte Meclis’te grubu olan partiler arasında MHP yoktu.
MHP, 18 Nisan 1999 tarihinde gerçekleştirilen seçimlerden 2. Parti olarak çıkarak parlamentoya girdi. 57. Hükümetin koalisyon ortağı olan MHP, bölücü başının idamını istiyordu. 12 Ocak 2000 tarihinde, dönemin Başbakanı Bülent Ecevit ile koalisyon ortakları ANAP Lideri Mesut Yılmaz ve MHP Lideri Devlet Bahçeli 7.5 saat süren bir zirve gerçekleştirdi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bu zirvede hükümet ortaklığını sona erdirme noktasına geldi ancak terörist başının idamının ertelenmesi yönündeki kararın çıkmasına engel olamadı. Bahçeli’nin bu zirvede verdiği mücadeleyi, Mesut Yılmaz, "7.5 saat zorlu bir görüşme yaptık. İstihbarat raporları okundu. Her şey bütün detayıyla ele alındı. Ama yine de karşımda hükümeti bozmaya çok kararlı bir Devlet Bahçeli gördüm" sözleriyle anlattı.
O toplantıda neler yaşandı?
Koalisyon liderleri, Abdullah Öcalan’a verilen ölüm cezasını görüştükleri zirvede yaşananlar şöyleydi: DSP ve ANAP, dosyanın AİHM kararı çıkana kadar Başbakanlık’ta bekletilmesini isterken, MHP ısrarla idam dosyasının TBMM’ye gönderilmesini talep edince hükümet dağılmanın eşiğine geldi. MHP lideri Devlet Bahçeli, toplantı boyunca tezinde ısrar etti. PKK, HADEP, Apo ve Avrupa’daki bazı kuruluşların açıklamalarına dikkat çeken Bahçeli “Herkes haddini bilmeli” diyerek “Dosyanın Başbakanlıkta kalması zaaf olarak değerlendirilebilir” uyarısında bulundu. Ecevit ve Yılmaz AİHM ve Avrupa Konseyi’ne karşı yükümlülüklerden hareket ederek “saygın bir hukuk devleti olan Türkiye’nin uluslar arası anlaşmalara attığı imzaların gereklerini yerine getirmek zorunda olduğunu” söylediler. Bahçeli ise ülkenin bu konumunu kabul etmekle birlikte, “İnfazın engellenmesinin Türkiye’ye uygulanan çok yönlü baskıya bağlanabileceğini söyleyerek “Bu durumdan büyük rahatsızlık duyduğunu” vurguladı.
Bahçeli, görüşme sırasında nezaketini korudu ancak son ana kadar anlaşmaya yanaşmadı.
Ecevit ve Yılmaz “Avrupa’ya ve AİHM’ye karşı yükümlülüklerimiz var” gerekçesiyle Bahçeli’nin bu talebini de kabul etmedi. Sonunda, hazırlanan metinde Bahçeli’nin istedikleri de yer aldı.
İŞTE BAHÇELİ’NİN O ZİRVEYE SUNDUĞU TALEPLER:
1. İdamın infazına TBMM karar vermelidir. Bu bir egemenlik hakkıdır.
2.Dosyayı Başbakanlık’ta bekletmenin yasal dayanağı yoktur. Muhalefet bunu kullanır.
3. İdamın infazının ertelenmesi PKK’yı çökertmez. Aksine birçok PKK ortaya çıkar.
4.PKK terörü dış mihraklı. Gevşek tavır, baskı getirir. Bu, siyasi haklara kadar uzanır.
5. Bazı özellikli konularda AİHM kararlarına uyulmayabileceği görüldü. Bu kullanılabilir.
HÜKÜMET GİTTİ GELDİ
Görüşmeden bir sonraki gün, yani 13 Ocak 2000 tarihinde ise ulusal gazeteler “Hükümet gitti geldi” manşetleriyle çıktı. Bunun nedeni, Başbakanlıkta 7.5 saat süren toplantıda, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin ısrarının hükümet krizine yol açacak aşamaya gelmiş olmasıydı. Toplantı sonrasında açıklanan metinde en can alıcı bölüm, “AİHM süreci bittiğinde, idam dosyasının ivedilikle Meclis’e gönderilecek olması” idi. Dönemin MHP Milletvekillerinden Koray Aydın, “Şehit aileleri bakımından en önemli husus bu. Onlar sanıyorlar ki ertelemeyle Öcalan kurtulmuş oluyor. Böyle bir durum yok” diye konuşmuştu. Üç liderin imzasıyla alınan ve Hükümeti bitme noktasına getiren kararın metninde şu ifadeler yer alıyordu:
http://www.gazete5.com/images/other/milliyet-13-ocak-2000-haberi-copy.20100629131703.jpg
"Bilindiği gibi Türkiye'nin de yargı yetkisini kabul etmiş olduğu AİHM'nin Türk yargısınca verilmiş kararları değiştirmesi hiçbir şekilde söz konusu değildir. Anayasamızdan ve uluslararası taahhütlerimizden kaynaklanan süreç tamamlandığında, dosya gereği için ivedilikle TBMM'ye gönderilecektir."
MHP Lideri Devlet Bahçeli, Başbakanlık’taki kritik toplantının ardından MHP üst yönetimine şunları söylemişti:
“Doğabilecek sakıncaları, endişelerimizi dile getirdik. Koalisyonun tabiatı gereği farklı görüşler ortaya çıktı, ancak biz meseleye her zaman memleket açısından baktık. Mesele MHP’nin kaybı veya kazancı meselesi değildir. Devletin menfaatleri meselesidir. İnfaz konusunda güvence alınmıştır. Bu da metinde vurgulanmıştır.”
ASIL SORUMLULAR ŞİMDİ NEREDE?
Tüm bu gerçeklerin yanında, bölücü başının idam kararının ertelenmesine ilişkin Anayasa değişikliğinin TBMM Genel Kurulu’ndaki oylamasında da ilginç bir tablo ortaya çıkmıştı. Bu tablonun ortaya çıkardığı sonuç son derece çarpıcıydı. Buna göre Türkiye’de idam cezasının tümüyle kaldırılması yönünde en belirgin adımları atan parti ise AKP oldu. MHP lideri Bahçeli'nin, "Gökkuşağı Koalisyonu" adını verdiği DSP, ANAP, DYP, SP, AKP ve YTP'li milletvekilleri, ittifak halinde idam cezasını kaldırdılar. O gün Apo asılmasın diyen AKP milletvekilleri bugün yine parlamentoda siyaset yapıyor. Yine o gün “Apo asılmasın” diyen ancak AKP'de olmayan birçok milletvekili de şu an AKP'nin ya da bir başka partinin milletvekili olarak TBMM'de bulunuyor.
TBMM zabıtlarından Meclis'teki 550 milletvekilinin Öcal'ın asılması ile ilgili ne yönde oy kullandığını isim isim açıklıyoruz.
Terörist başını idamdan kurtaran yasa tasarısının oylamalarında, siyasi partilerin liderleri ve milletvekilleri şu açıklamaları yapmıştı:
AKP grubu adına Bülent Arınç:
“Ölüm cezasının kaldırılması konusu geldiğimiz noktada, bir zaruret ifade etmektedir.”
AKP grubu adına Mehmet Ali Şahin :
“Ölüm cezasının kaldırılmasını Parti olarak, Grup olarak biz de istiyoruz.”
AKP grubu adına Dengir Mir Mehmet Fırat:
“Asamadınız; bundan sonra da asamayacaksınız.”
ANAP Lideri Mesut Yılmaz:
“Türkiye, AB yolunda dev bir adım attı. Bunun, Meclis'ten bu kadar büyük çoğunlukla yapılmış olması, daha anlamlı kılıyor. Keşke MHP'de bunun içinde olsaydı. Bu attığımız adımın önemini gelecekte daha iyi anlayacağımıza inanıyorum.”
AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan:
“Bu, çok büyük bir başarıdır. Özellikle TBMM'yi takdir ediyorum, alkışlıyorum. 'Bu kadar kısa sürede olmaz, bu araya sıkıştırılmaz' diyenler cevabı aldılar. Top artık AB'de. Atacakları adımlarla ne derece samimi olduklarını göreceğiz.”
DSP Lideri Bülent Ecevit:
"Dünyada olduğu gibi, idamın Türkiye'de de kalkmış olmasından memnuniyet duyduk.”
DYP Lideri Tansu Çiller:
DYP, bir kez daha AB'yi kuyudan çekip çıkardı.
YTP Lideri İsmail Cem:
“Türkiye kendi insanı için TBMM aracılığıyla çok önemli bir ışık yakmıştır. Bu olay Türkiye'nin AB'ne tam üyelik sürecinde adeta bir dönüm noktasıdır.”
SP Genel Başkanı Recai Kutan:
“Türkiye'nin AB'ye girmesi gereklidir' dedik. O çizgimizde en ufak bir sapma olmadan gayret gösterildi. Memnuniyetle ifade edeyim ki böyle bir karar alındı. Yasaların Meclis'ten geçmesinden büyük mutluluk duyduk.”

57’inci Hükümet döneminde Başbakanlık koltuğunda DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit oturuyordu. Terörist başının idam dosyası ise AİHM’nin ifaz ile ilgili ihtiyati tedbir kararı gerekçe gösterilerek 2.5 yıldır Başbakanlık’ta bekletiliyordu. Dönemin Başbakan Yardımcılarından biri MHP Lideri Devlet Bahçeli idi.
O dönem, henüz değişiklik yapılmadığından idam cezası TCK’da vardı. Bölücü başı Apo idamdan kurtarılmamıştı ancak dosyası da bir türlü Meclis’e gelmiyordu. Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’in, Anayasa’nın “Hiçbir makam ve mercii mahkeme hükümlerinin infazının yerine getirilmesini engelleyemez” şeklindeki 138’inci maddesini çiğnediği dile getiriliyordu.
İSİM İSİM OYLAMA
TBMM zabıtlarından Meclis'teki 550 milletvekilinin Öcalanın asılması ile ilgili ne yönde oy kullandığını isim isim açıklıyoruz.
AKP'nin de TBMM'de 53 milletvekili ile yer aldığı, o zaman milletvekili olmayan Erdoğan'ın genel başkanları sıfatıyla misafir locasından izlediği AKP Grubu "EVET" oyu kullandı. Böylece 1 Ağustos 2002'deki olağanüstü toplantılarda idam cezası, yasalarımızdan çıkarıldı. Partilerin milletvekili sayısı ve verdikleri oy:
AKP: 53 evet
ANAP: 76 evet
DSP: 55 evet
DYP: 65 evet
SP: 22 evet
YTP: 50 evet
Bağımsızlar: 11 evet
İdamın kaldırılması için "kabul" oyu kullanan o milletvekilleri, şu anda hangi partide görev yapıyor dersiniz? İşte yanıtları:

Dengir Mir Fırat - AKP Adana Milletvekili
Sait Açba - AKP Afyon Milletvekili
Mahmut Göksu - AKP 22. Dönem Milletvekili
Mehmet Özyol – AKP 22. Dönem Milletvekili
Akif Gülle – AKP Amasya Milletvekili
Ismail Özgün – AKP Balıkesir Milletvekili
Mahfuz Güler –Türkiye Partisi Genel Başkan Yardımcısı
Zeki Ergezen – AKP Bitlis Milletvekili
Ismail Alptekin – Akp 22. Dönem Milletvekiliydi
Faruk Çelik – AKP Bursa Milletvekili ve Devlet Bakanı
Mehmet Altan Karapaşaoğlu – AKP Bursa Milletvekili
Ertuğrul Yalçınbayır – AKP 22. Dönem Milletvekili
Osman Aslan – AKP Diyarbakır Milletvekili
Nurettin Aktaş – AKP Gaziantep Milletvekili
Tevhit Karakaya – AKP MYK Üyesi
Ali Er – AKP Mersin Milletvekili
Abdülkadir Aksu – AKP Genel Başkan Yardımcısı
Mustafa Baş – AKP 22. Dönem Milletvekili
Ali Coşkun – AKP 22. Dönem Sanayi ve Ticaret Bakanı
Hüseyin Kansu – AKP 22. Dönem Milletvekili
Mehmet Ali Şahin – AKP Milletvekili TBMM Başkanı
Nevzat Yalçıntaş – AKP İstanbul Milletvekili
Abdullah Gül - Cumhurbaşkanı
Salih Kapusuz – AKP Genel Başkan Yardımcısı
Mehmet Vecdi Gönül – Milli Savunma Bakanı
Osman Pepe – AKP 22. Dönem Milletvekili, Çevre ve Orman eski Bakanı
Remzi Çetin – AKP 22. Dönem Milletvekili
Özkan Öksüz – AKP Konya Milletvekili
Avni Doğan – AKP Kahramanmaraş Milletvekili
Ali Sezal – AKP 22. Dönem Milletvekili
Sabahattin Yıldız – AKP Muş Milletvekili
Eyüp Fatsa – AKP Ordu Milletvekili
Musa Uzunkaya –AKP 22. Dönem Milletvekili
Ahmet Nurettin Aydın – AKP 22. Dönem Milletvekili
Abdüllatif Şener – Türkiye Partisi Genel Başkanı
M.Ergün Dağcıoğlu – AKP 22. Dönem Milletvekili
Yahya Akman – AKP Şanlıurfa Milletvekili
Zülfikar Izol – AKP Şanlıurfa Milletvekili
Maliki Ejder Arvas - AKP 22. Dönem Milletvekili
Hüseyin Çelik – AKP Genel Başkan Yardımcısı
Ilyas Arslan – Vefat etti
Mehmet Çiçek – AKP Yozgat Milletvekili
Ramazan Toprak - AKP 22. Dönem Milletvekili
Kemal Albayrak –
Abdullah Veli Seyda - AKP Şırnak Milletvekili
Şükrü Ünal – AKP 22. Dönem Milletvekili

İdamın kaldırılması için "kabul" oyu kullanan Bağımsızlar arasında şu anda AKP sıralarında olan bir kişi var. O da AKP Hükümetinin Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Cemil Çiçek… Diğer bağımsız vekiller ise şöyle:
Numan Gültekin, Mehmet Ağar, Mail Büyükerman, Mustafa Yılmaz, Rıdvan Budak, Zafer Güler, Mustafa Düz, M. Ali İrtemçelik, İhsan Çabuk, H.Fehmi Konyalı

Idamın kaldırılması için "kabul" oyu kullanan DYP milletvekilleri Ahmet Iyimaya, daha sonra AKP Ankara Milletvekili oldu. Saffet Kaya da AKP Ardahan Milletvekili olarak siyaset hayatını sürdürdü.
İdamın kaldırılması için "kabul" oyu kullanan ANAP milletvekillerinden de şu an AKP ve diğer bazı partilerin TBMM’deki sıralarında oturanlar var. İşte o isimler:

Mehmet Ali Bilici – AKP Adana Büyükşehir Belediye Başkan adayı
Yaşar Eryılmaz – AKP Ağrı Milletvekili
Murat Başesgioğlu – AKP İstanbul Milletvekili
Dönemin ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz da, şu an DP’yi temsilen parlamentoda milletvekili olarak bulunuyor.
DSP milletvekili iken “Apo asılmasın” diye oy kullanan milletvekillerinden de, şu an parlamentoda çeşitli partilerde siyaset yapmaya devam edenler var. İşte o isimler ve siyaset yaptıkları partiler:
Ertuğrul Kumcuoğlu – MHP Aydın Milletvekili
Hasan Macit- DSP İstanbul Milletvekili
Hasan Erçelebi- DSP Denizli Milletvekili
Emrehan Halıcı- CHP Ankara Milletvekili
1 Ağustos 2002 tarihinde TBMM Genel Kurulu'nda, idamın kaldırılmasına yönelik oylama yapılırken, 116 milletvekiliyle Meclis'te bulunan MHP ise yasaya "Hayır" diyen tek parti oldu.

O tarihte, TBMM çatısı altında 7 siyasi parti ve 11 Bağımsız milletvekili vardı. Ağustos 2002 tarihindeki oylamada, idamın kaldırılmasına "ret" oyu kullanan tek parti MHP olmuştu. 116 milletvekili ile fire vermeden "hayır" diyen MHP milletvekillerinin tam listesi şöyleydi:

Devlet Bahçeli
M. Çulhaoğlu
Ali Halaman
A. Fatin Özdemir
Recai Yıldırım
Hasari Güler
Abdülkadir Akcan
Mehmet Telek
Nidai Seven
Adnan Uçaş
Mehmet Arslan
Koray Aydın
Şefkat Çetin
Sedat Çevik
Ali Işıklar
Abdurrahman Küçük
Hayrettin Özdemir
Mustafa Cihan Paçacı
Şevket Bülent Yahnici
Osman Müderrisoglu
Tunca Toskay
Nesrin Ünal
Bekir Ongun
Orhan Bıçakçıoğlu
Ali Uzunırmak
Aydın Gökmen
Hüseyin Kalkan
Hüseyin Arabacı
Ibrahim Halil Oral
Ersoy Özcan
Süleyman Coşkuner
Burhan Orhan
Orhan Şen
Hakkı Duran
Irfan Keleş
Salih Erbeyin
Ali Keskin
Mustafa Gül
Mihrali Aksu
Mücahit Himoğlu
Ismail Köse
Cezmi Polat
Mehmet Ay
Ali Özdemir
Mehmet Hanifi Tiryaki
Mustafa Yaman
Bedri Yaşar
Süleyman Turan Çirkin
Mehmet Şandır
Mehmet Nuri Tarhan
Osman Gazi Aksoy
Mustafa Zorlu
Yalçın Kaya
Hidayet Kılınç
Enis Öksüz
Cahit Tekelioğlu
Ahmet Çakar
Mehmet Gül
Nazif Okumuş
Esat Öz
Bozkurt Yaşar Öztürk
Mehmet Pak
Mustafa Verkaya
Yusuf Kırkpınar
Ahmet Kenan Tanrıkulu
Oktay Vural
Arslan Aydar
Mehmet Serdaroğlu
Sabahattin Çakmakoğlu
Hasan Basri Üstünbaş
Ramazan Mirzaoğlu
Meral Akşener
Cumali Durmuş
Kemal Köse
Faruk Bal
Ali Gebeş
Mustafa Sait Gönen
Hasan Kaya
Basri Coşkun
Namık Hakan Durhan
Hüseyin Akgül
Ali Serdengeçti
Mehmet Kaya
Nevzat Taner
Metin Ergun
Ismail Çevik
Mükremin Taşkın
Mükerrem Levent
Cemal Enginyurt
Yener Yıldırım
Osman Fevzi Zihnioğlu
Ahmet Aydın
Vedat Çınaroğlu
Hüsnü Yusuf Gökalp
Lütfü Ceylan
Reşat Doğru
Nail Çelebi
Muzaffer Çakmaklı
Armağan Yılmaz
Ayhan Çevik
Ahmet Erol Ersoy
Mesut Türker
Şuayip Üşenmez
Ismail Hakkı Cerrahoğlu
Kürşat Eser
Sadi Somuncuoğlu
Şaban Kardeş
Hasan Çalış
Osman Durmuş
Abbas Bozyel
Ilhami Yılmaz
Mehmet Nacar
Birol Büyüköztürk
Mehmet Kundakçı
Müjdat Karayerli
Bekir Aksoy

TÜRK
13-07-2010, 19:59
Laf kalabalığı meclise sunmuşmuş :) adam bebek katili neyini meclise sunuyorsun.?Hep laf ebeliği...Asker uğurlarken hep görürüz ülkücü kardeşlerimizi Allah bismiallah derler sesleri çok çıkar bilirizde.sesleri çıkarken ağızlarındaki alkol kokularınıda iyi biliriz :) böyle bir tezatlık olmaz.Bu konuyla ilgili çok fazla belge var :)

Tarihcigenc
13-07-2010, 20:06
Belge dediğin meclis zabıtları dikkatini çekerim.

Birincisi 20 seneye yakındır ülkede idam yapılmamış ve kararı meclis veriyor, mhp'ye yıkmak kimin haddine, kendi televizyonlarında yayın organlarında asamadılar diyen köpek sürüsünün isimleri oylamada idamı kaldıranların içinde mevcut bunlaar limler mi parti isimleri mevcut okuma gereksinimi duymak gerekir.

İdam konusunda salladın cevabını aldın asker uğurlamaya, ağzındaki içkisine girdin ? bağlantıyı anlamaya gereksinim duymuyorum, içki sigara, bağımlılık bireysel alışkanlıklardır açmama gereksinim var mı bilmiyorum. Artık cevaplamaya gereksinim duymuyorum. Oturmuş kalıpları sökmek zaman alır ama ben kalıp sökecek kişi değilim....

TÜRK
13-07-2010, 20:13
dediğim belgelerde meclis belgeleriydi :) 2 hafta önce baya bomba gbi düşmüştü :) gelelim içki konusuna.tutarsız bir parti.ben sadece içki demedim.Allah diyor sonra elinde bira şişeleri.bu ne perhiz bu ne lahana turşusu.Ülkü ocakları misyonunu tamamladı.Eskiden iyi işler yaptı eyvallah ama artık bitti.Çoluk çocuk ülkü ocaklarında REİSCİLİK oynar oldu.Gazide okudum hacım ülkücülern kalesinde.Bursada bizim lise yine ülkücü kalesiydi.İyi bilirim kimin ne olduğunu.Her konuda kalıplaşmış düşümcem vardır eyvallah ama siyasette emin ol değilim.Kim iyi hizmet verecekse onu desteklerim.Bu yıl SP.seneye baktım mhp iyi bir liderle iyi projeler getiriyor mhp derim.mesela eskişehirde oyum dsp di.böyle de olması gerekir.

Tarihcigenc
13-07-2010, 20:23
Belge dediğin meclis zabıtları dikkatini çekerim.

Birincisi 20 seneye yakındır ülkede idam yapılmamış ve kararı meclis veriyor, mhp'ye yıkmak kimin haddine, kendi televizyonlarında yayın organlarında asamadılar diyen köpek sürüsünün isimleri oylamada idamı kaldıranların içinde mevcut bunlaar limler mi parti isimleri mevcut okuma gereksinimi duymak gerekir.

İdam konusunda salladın cevabını aldın asker uğurlamaya, ağzındaki içkisine girdin ? bağlantıyı anlamaya gereksinim duymuyorum, içki sigara, bağımlılık bireysel alışkanlıklardır açmama gereksinim var mı bilmiyorum. Artık cevaplamaya gereksinim duymuyorum. Oturmuş kalıpları sökmek zaman alır ama ben kalıp sökecek kişi değilim....

şu yorumumdan taviz vermeyip konuya kendi adıma noktayı koyuyorum.

şermin34
14-07-2010, 19:13
Hükümet yanlıları ve şakşakçıları medyayı kullanarak diyorlarki onlar astırmadı. Ama gerçekler burada yazıyor. Kimin nerede imzası olsuğu açık

TÜRK
14-07-2010, 19:38
kaynak ne ? :) milliyet mi ?

Tarihcigenc
14-07-2010, 19:43
Haber: Selda Öztürk KAY
GAZETE5/ÖZEL

TÜRK
14-07-2010, 19:49
Apo ne zaman ve nasıl yakalandı?

Nasıl yargılandı? ve idam edilmekten nasıl kurtuldu?


15 Şubat 1999: Apo Kenya’da yakalanıyor…
18 Nisan 1999: Seçimlerde DSP 1. - MHP 2. parti çıkıyor…
31 Mayıs 1999: Apo İmralı Adası’nda ilk kez mahkemeye çıkıyor…
30 Haziran 1999: Öcalanın mahkemesi sona erdi. Mahkeme Aponun idam edilmesini karara bağladı…
22 Kasım 1999: Yargıtay Öcalanın kararını onayladı…
12 Ocak 2000: ANASOL-M (DSP-MHP-ANAP) Koalisyonunun liderleri 7.5 saat süren bir toplantı yaptı. Toplantı sonunda yapılan açıklamada “Terörist başı Abdullah Öcalan hakkındaki kesinleşmiş idam cezasının infazının bir süre ertelenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı ayrıntıları ile değerlendirilmiştir” denildi. Apo’nun idamdan kesin olarak kurtulabilmesi, ancak idam cezasının Türk Ceza Kanunu’ndan çıkarılması ile mümkün olacaktı. Bunu da yine aynı koalisyon hükümeti gerçekleştirecekti. Tabi 2 yıl sonra, bütün bu olaylar unutulduktan sonra…
31 Temmuz 2002: Cumhuriyet tarihinin en büyük ekonomik krizlerinden birini geçiren Türkiye, girdiği bunalımdan bir türlü çıkamıyor ve sonunda TBMM erken seçim kararı alıyor… Birçok milletvekili seçim bölgesine gitmeye başlıyor… Aynı gün AB uyum paketi komisyonda ele alınmaya başlanıyor…
2 Ağustos 2002: Erken seçim kararı alarak, bir anlamda miadını doldurduğunu açıklayan bir hükümetten beklenmeyen bir yoğun çalışmalar sonunda AB uyum paketi komisyonlardan geçerek meclise getiriliyor. Bu paketin en önemli kısmı ise, içinde İDAM CEZASINI KALDIRAN MADDEnin bulunması idi. Bu değişik paketi kabul edilirse, Aponun cezası müebbet hapse çevrilecekti.
O zamanın meclisindeki partilere göre milletvekili dağılımı şöyle idi: DSP 65, YTP 63, AKP 50, ANAP 79, SP 48, DYP 86, MHP 123. Tarihi oylama sonucu içeriğinde idam cezasını kaldırmayı öngören AB uyum paketi yasa teklifi, 253 kabul; 152 ret ile kabul edilmiş oldu. Aponun cezası müebbet hapse çevrildi ve Apo ipten kesin olarak kurtulmuş oldu. Ret oyu veren sadece iki parti vardı. AK Parti ve MHP. Ak Partinin 50 milletvekilinden 27si ret oyu verirken 23ü oylama anında mecliste değildi. Yine MHP’deki 123 milletvekilinden 114ü ret oyu verirken 9′u oylama anında mecliste değildi…
Fakat iktidarda olan bir partinin (MHP) idamla ilgili maddeyi uyum paketinden çıkartmak için yeterli gücü vardı. Hatta ilgili yasa daha mecliste görüşülmeye getirilmeden, komisyonda geri çekilebilirdi. Yasanın, meclise gelmeden önce adalet komisyonundan geçmesi gerekiyordu ve bu komisyonda MHPnin yeterince üyesi bulunmakta idi. Peki ne oldu da, bu madde adalet komisyonundan geçebildi? MHP neden bu yasanın meclise gelmesine izin verdi?
Ak Parti aynı komisyondaki görüşmelerde, idamı kaldıran maddenin AB uyum paketinden çıkartılmasını istemişti. MHP komisyonda bu teklife destek vermedi. MHPli 1 milletvekili (Orhan Bıçakçıoğlu) destek olurken, MHPli 5 üye çekimser kaldı ve Ak Partinin verdiği önerge 7ye karşı 10 oy ile komisyonda reddedildi. AB uyum paketi, “idam cezasını kaldıran madde” ile birlikte komisyondan geçerek meclise gitmiş oldu.
Böylece MHP, idam düzenlemesini kendileri dışındaki partilerin oyları ile pakette bıraktırdı ve seçimlerde siyasi propaganda yolunu açmış oldu. Eğer MHP, gerçekten idam cezasının kaldırılmamasından yana olsaydı, uyum paketi meclise gelmeden, komisyonda görüşülürken Ak Partinin verdiği “idam ile ilgili kısım paketten çıkarılsın” önerisine destek verirdi.

TÜRK
14-07-2010, 19:51
Başbakanlık'taki bürosunda her şey aynı...

Her zaman yanında olan iki kişi orada.

Biri Özel Kalem Müdürü Arif Fırtına.

Öteki dış politikadan sorumlu başdanışmanı Büyükelçi Deniz Bölükbaşı.

Bu iki kişi Bahçeli'nin ‘‘arka odasını’’ oluşturuyor.

Yanına girmeyi beklerken, bir il başkanı arıyor ve Bahçeli'den randevu istiyor.

Arif Fırtına her zaman olduğu gibi Bahçeli'nin partililerle görüşmeleri Başbakanlık'ta değil, parti binasında yaptığını söyleyerek, orayı aramalarını istiyor.

Başbakan Yardımcısı Bahçeli'yle yarım saate yakın konuşuyoruz. Tabii ana konu, Avrupa Birliği'ne üyelik için gerekenlerin yapılması.

İÇERİDE NE DEDİ DIŞARIDA NE DEDİ

Cumhurbaşkanı'nın başkanlığında yapılan zirveden çıkan görüntü üzerinde konuşuyoruz.

Bahçeli şu ilginç öneriyi ortaya atıyor:

‘‘Cumhurbaşkanı, Çankaya zirvesinin zabıtlarını yayınlamalı. Özellikle de ikinci bölümde yapılan konuşmaları yayınlarsa, kim içeride ne demiş, sonra dışarı çıkınca nasıl şartlar öne sürmüş görülür.’’

Kastettiği kişinin özellikle AKP Genel Başkanı Tayip Erdoğan olduğu belli.

TESLİMİYETÇİ DEMEK YANLIŞ

Bahçeli ülkede beliren sert kutuplaşmadan rahatsız. Bunu şöyle izah ediyor:

‘‘Bazı çevreler Avrupa Birliği'ni destekleyen kişilere, ‘Teslimiyetçi' diyor. Bu yanlış. Ama ötekiler de itirazı olan kişileri hemen AB karşıtı olarak damgalıyor. Bu da yanlış. Oysa bu iki suçlama dışında çok geniş bir alan var. Biz işte oradayız.’’

Bu pozisyon nedir?

Bahçeli bunu çok net bir şekilde anlatıyor. Önce Avrupa Birliği’ne bildirilen siyasi kriterleri metinden okuyor. Metnin 2.1.8 No'lu bölümü aynen şöyle:

‘‘Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'na göre kesinleşmiş idam cezalarının yerine getirilmesi kararı münhasıran TBMM'nin yetkisindedir. Hükümet, TBMM'nin 1984 yılından bu yana yaşama hakkının özüne dokunulmaması yönünde benimsediği uygulamaya saygılıdır.

Türk ceza hukukundan ölüm cezasının kaldırılması hususu, şekil ve kapsamı itibariyle TBMM tarafından orta vadede ele alınacaktır.’’

İNGİLİZ ELÇİ BANA NELER DEDİ

Bahçeli iki noktanın altını özenle çiziyor:

‘‘Bir, bizim ölüm cezalarının uygulanmayacağı yolunda bir moratoryum ilan ettik. Buna sadığız. İki, idam cezasının kaldırılmasını orta vadeli bir karar olarak ilan ettik. Buna sadığız.’’

Bahçeli'nin gerçek pozisyonu ne? Öcalan'ın asılmasını mı istiyor? AB'ye karşı mı?

‘‘Geçen hafta bana İngiltere'nin yeni büyükelçisi geldi. Türkçe de biliyormuş. Ama yanlış anlama olmasın diye Dışişleri'nin yetkilileri de vardı. Bana açıkça, sizden idam cezasını hemen kaldırmanızı kim istiyor, diye sordu. Kendileri Kuzey İrlanda ile ilgili olarak şu politikayı izlemişler. Terör tamamen sona ermeden hiçbir şeyi konuşmayız.’’

Bahçeli kendi pozisyonunu, bir şemayla büyükelçiye anlatmış. O da elindeki deftere not almış.

Bahçeli önündeki bir dosyayı açıp bana gösteriyor. Bu dosyada, AB üyesi ülkelerin idam cezasının kaldırılması yolundaki 6 Numaralı protokolü, tam üyelikten ne kadar yıl sonra imzaladıklarını gösteren bir liste var.

BİZ YAPAR ONLAR TARİH VERMEZSE

Öyleyse sorun ne?

MHP Genel Başkanı bunu şöyle izah ediyor:

‘‘Biz şu soruyu soruyoruz: İdam cezasını kaldırdık. Kürtçe ile ilgili kararları aldık. Peki bütün bunlara rağmen bize tarih verilmezse ne olacak? Bu arada terör örgütü siyasallaşma yolunda epey mesafe alırsa bunun hesabını kim verecek?’’

Haksız değil. Çünkü bu konuda kimse çıkıp teminat veremez.

İŞTE BİZİM ÇÖZÜM ÖNERİMİZ

Öyleyse AB'ye giriş meselesi nasıl çözülecek? MHP bu konuda ne öneriyor? Önerisi şu:

‘‘Bize bir tarih verilsin. Ondan sonra görüşmeler için 7-8 yıl var. Görüşmeler yürürken biz de üzerimize düşenleri tam olarak yaparız.’’

Ya Öcalan'ın dosyasının Meclis'e getirilmesi meselesi?

‘‘Biz şunu göstermek istiyoruz: Terörist başının bir ayrıcalığı yoktur. O nedenle iki isteğimiz var. Biri dosyanın Meclis'e getirilmesi, öteki de F tipi cezaevine nakli.’’

‘GETİRİN ŞUNU ASALIM’ DENİRSE

Peki Meclis'e geldiği takdirde, bazı milletvekilleri, biraz da seçim ortamının etkisiyle, ‘‘Getirin şu dosyayı Meclis'te oylayalım’’ derse ne olacak?

Bahçeli'nin cevabı şu:

‘‘İdam cezaları uygulanmayacak diyen o moratoryumu kim imzaladı? Altında bizim imzalarımız yok mu? Elbette imzamıza sadık kalacağız.’’

Kafamdaki son soruyu soruyorum.

‘‘Ya yıl sonunda AB bize tarih vermezse ne olur? Bunun sorumluluğu MHP'nin üstüne yıkılmaz mı?’’

‘‘Siyaset risk alma sanatıdır. İnandığınız bir konuda elbette risk alacaksınız.’’

Bunun arkasından şu sitemi yapıyor:

‘‘Bize hep sadece devlet adamı gibi davranın, hiç parti başkanı gibi davranmayın deniyor. Siyasette hep aynı kişiye aynı yükümlülük verilir mi? Başkaları AB konusunu kendi partisi açısından kullanacak, biz ise partimizin verdiği sözleri hiç düşünmeden hep partiler üstü siyasetçi olarak davranmaya mecbur bırakılacağız. Böyle bir siyaset var mı?’’

Haksız mı?..


Erdoğan'ın atağına karşı telefon zirvesi


AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan dün sürpriz bir çıkış yaparak, AB için gerekli idam cezası konusunda koyduğu Anayasa şartını kaldırıyor ve ‘‘Getirin bunu kanun olarak geçirelim’’ diyor. Tabii bu atak, hesapları bozuyor.

Tayyip Erdoğan'ın bu atağı Ankara'da duyulur duyulmaz hükümet kanadında karşı atak başlıyor. Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan, anında öteki iki başbakan yardımcısını telefonla arıyor. ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz Brüksel'de. Özkan onu oradan arayıp şu değerlendirmeyi yapıyor: ‘‘Bana göre bu hükümeti yıkmak için bir taktik. O nedenle biz buna evet demeyelim, Meclis'i tatile sokalım.’’ Yılmaz'ın onayını aldıktan sonra bu defa Bahçeli'yi arıyor ve onun da onayını alıyor.

Sonuç:

‘‘Tayyip Erdoğan'ın girişimine evet denmeyecek ve Meclis tatile girecek.’’


Maçtan yetişirlerse 2. AB zirvesi geliyor


ÖNÜMÜZDEKİ perşembe günü Ankara'da Avrupa Birliği konusunda ikinci liderler zirvesi yapılıyor.

Ama bu defaki resmi nitelik taşımıyor.

Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı, Sheraton Oteli'nde yaptırdığı son araştırmayı açıklayacak.

Araştırmanın konusu ‘‘Türk halkının AB üyeliğine bakışı’’ olacak.

Araştırmayı Boğaziçi Üniversitesi'nden bir ekip gerçekleştirdi. Ekipte Ali Çarkoğlu, Refik Erzan, Kemal Kirişçi ve Hakan Yılmaz var.

Bu araştırma için 17 ilde 3060 kişiyle yüz yüze görüşmeler yapıldı.

Bana göre araştırmanın en ilginç sorusu şuydu: ‘‘AB üyeliğinin gündelik hayatınızda ne gibi bir değişiklik yapacağını umuyorsunuz?’’

Araştırmanın genel kapsamını öğrendim. Gerçekten önemli bazı ipuçları vereceğine inanıyorum.

Gelelim bunun zirveyle ilgili kısmına. Bu araştırmanın açıklandığı toplantıya, siyasi partilerin liderleri de davet edildi.

Bugüne kadar ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, SP Genel Başkanı Recai Kutan ve DTP Genel Başkanı Mehmet Ali Bayar katılacağını bildirmiş.

Dikkat edilirse, bu kişiler Çankaya zirvesinde, ‘‘İdam ve Kürtçe konusuna evet diyen’’ partilerin başkanları. Bayar o zirveye katılmamıştı ama onun da buna evet dediği biliniyor.

DYP Genel Başkanı Çiller ile MHP Genel Başkanı Bahçeli ise katılmıyor.

Ancak benim gördüğüm kadarıyla bir sıkıntı var.

Bu toplantı Türkiye-Brezilya maçının 2 gün sonrasına rastlıyor.

Dün Ankara'da aldığım havaya bakılırsa Yılmaz ve Erdoğan maçı izlemeye gidecekler.

Bu durumda ertesi günü bu toplantıya yetişmeleri güç.

Keşke yetişebilseler.

ertuğrul özkök
hacım Allah aşkına daha neyii savunuyosun :) liderin bu konuyu kabul ediyor.

Tarihcigenc
14-07-2010, 20:00
Bir benim liderim değil iki burada resmi belge nerede ?

Zabıt mı bunlar ?

Son olarak sana İdam cezasının kaldırılmasında oy kulananları ve bu oy da kim ne kullanmış ve konuşmaları koydum konuşmaları birazdan tekrar koyacağım ama belli içinde dert olmuş:D

TÜRK
14-07-2010, 20:03
MHP li deil misin :D ondan liderin dedim.
Zabıt değil ama bu konuda bir çok haber var ve zabıtlarda doluydu gördükçe eklerim :) dert falan olmadı.mhp benim için misyonunu tamamlamış bir parti.dert edinecek bir görüş değil. :D

TÜRK
14-07-2010, 20:04
birde sana verdiğim karar metninin altını çizilen yeri iyi oku derim
http://www.toplumsalhafiza.com/image/haber/2010/06/23/Resim_1277291712.jpg

Tarihcigenc
14-07-2010, 20:05
Ben milliyetçi biriyim kabul ama parti taraftarı değilimbu bir

İkincisi kendin söylüyor gülüyorsun dert olmuş belli resmi kayıt değil diyorsun hala anlamış değilim.


bak bu da bonusu :
Apo’nun idam kararı Başbakanlıkta 3.5 yıl bekletilirken, idam cezasının kaldırılmasını öngören Anayasa değişikliği teklifi gündeme geldi. AB’ye uyum için hazırlanan paketin içinde yer alan düzenleme, 1 Ağustos 2002 günü Meclis Adalet Komisyonu’nda ertesi gün de Genel Kurulda ele alındı.

Görüşmelerde MHP grubunun görüşlerini dile getiren İstanbul Milletvekili Mehmet Gül, idamın kaldırılmasının “Öcalan ve teröristlere af” anlamına geldiğini vurguladı ve “Buna destek olunması, Apo’nun affedilmesi ve belki de kısa bir süre sonra milletvekili olmasına da izin vermektir” dedi. Dönemin DYP, bugünün AKP milletvekili Mehmet Sağlam ise “Türkiye’nin önünü tıkayarak milliyetçilik olmaz” dedi.

MHP OY VERMEDİ
419 milletvekilinin katılımıyla yapılan oylamada 256 kabul, 162 ret, 1 de çekimser oy kullanıldı ve idam cezası kaldırılarak tarihe karıştı. İdam oylamasında MHP hariç tüm partiler fire verdi. DYP “İdam kalksın” dedi ama, Tansu Çiller ve grup başkanvekilleri oylamaya katılmadı, ancak vekaletle oy kullandı. SP lideri Recai Kutan da oy vermedi.

AKP’NİN YARISI RET, YARISI YOK
İdamın Anayasa’dan çıkarılması oylamasında ANAP, DYP, DSP, SP milletvekilleri kabul oyu verdi. MHP’nin tümü ret oyu kullandı. AKP ise bölündü. MHP’liler idamın kaldırılmasını alkışlarla protesto etti. Oylamada tek çekimser oy ise ANAP’lı Musa Öztürk’ten geldi. Oylamada TBMM’deki partilerin liderlerinin tutumu şöyle oldu:

DSP GENEL BAŞKANI BÜLENT ECEVİT: Pakete destek verdi. Oylamaya katılıp “kabul” oyu kullandı.

MHP GENEL BAŞKANI DEVLET BAHÇELİ: Baştan itibaren idamın kaldırılmasına da karşı çıktı. Oylamaya katılmadı fakat vekaletle ret oyu verdi. Partisinden kabul oyu veren çıkmadı. MHP’den TBMM Başkanı Ömer İzgi ve oturumu yöneten Murat Sökmenoğlu, oy hakları olmadığı için oy kullanmadı.

ANAP GENEL BAŞKANI MESUT YILMAZ: Paketin en hararetli savunucusu olarak TBMM gündemine girmesini sağladı. Oylamaya katılıp kabul oyu kullandı.

DYP GENEL BAŞKANI TANSU ÇİLLER: DYP paketi savundu ve idamın kaldırılmasına destek verdi. Ancak Tansu Çiller oylamaya katılmadı. Partisinden çok sayıda da fire verdi.

AKP GENEL BAŞKANI TAYYİP ERDOĞAN: Paketi destekliyor görünmesine karşın idamın paket dışında kalması için çaba gösterdi. O günlerde milletvekili olmadığı için oy kullanamadı.

SP GENEL BAŞKANI RECAİ KUTAN: Pakete destek verdiklerini açıklamasına rağmen oylamaya katılmadı. Partisinden ret oyu veren çıkmadı, ancak grubun yarısı oylamaya katılmadı.

YTP GENEL BAŞKANI İSMAİL CEM: Pakete destek verdi ve kendisi de oylamaya katılıp kabul oyu kullandı. Partisinden ret veren çıkmadı, YTP’li 5 milletvekili oylamaya katılmadı, 56 milletvekili kabul oyu verdi.

TÜRK
14-07-2010, 20:10
hacı daha geçen gün mhp li olduğunu söylemiştin msn de
yok neden dert olsun ki her mesaj yazdığım konuyu dert mi edinicem karar metnini altı çizili yeri oku ;)

Tarihcigenc
14-07-2010, 21:02
birde sana verdiğim karar metninin altını çizilen yeri iyi oku derim
http://www.toplumsalhafiza.com/image/haber/2010/06/23/Resim_1277291712.jpg


hayır okuduğunu anlamamakta ısrar ediyorsun ben ona yanıyorum. Başlık ne ? kim asmamış ? Bizimkisi asmayalım mı demiş?

Birde aşağıdaki tutanakları okusan mesut yılmazın söylemlerini okusan sorun ortadan kalkacak ! Senin sunduğun metinde AİHM. nin kararı beklenecek diyor ondan sonra meclise gelecek diyor ve parti buna direniyor bunu 70 milyon bliyor ama sığ lar görmezden geliyor. Sonuç metni açık

ASILMASIN DİYE OY VERENLER BELLİ , ASILMASIN DİYENLER BELLİ.

diyor ve bu başlıktan ayrılıyorum. Ne kadar konuşursam değişmeyecek kalıplar!

TÜRK
14-07-2010, 21:37
:13: hacı kalıp diyosun birde.
adamlar ertelip durmuşlar.yazık birde milliyetçilik taslarlar :)
Mesut Yılmaz diyosun adamın 10 sözünden 9 u yalan 1 ide şüpheli :13: